Yağmur yağar
Bereketini bulur
Toprak tohum ile
Adeta Gark olur
Anasız yavrular
işte böyle öksüz kalır
Bülbül figan içinde
sabahın seherinde
Sanki bağrı yanmış gibi ötüyor
Aşkın Firdevs bağında
Menekşe kokan
Kel başın ayna gibi parlıyor
Şavkısı İstanbul’a vuruyor
Herkes fetocu olduğunu biliyor
Yaktım çıranı fırıldak Osman
Gene bir fırtına
Koptu
Karşı dağın öte yamasından
Kara Bulutlar çökmüş
Bizim elin üzerine
Sanki hiç gitmeyecek gibi
Gacı Bey şehrinden geçtim
Kötü köy eline düştüm
Orada bir gelin elinden
Su içtim
İçtim ağalar içtim
Hileyle koltukları kaptılar
Yoldaşını hemen sattılar
Baklava ile rüşveti yuttular
Birazda benim suçum var
Galiba
Taşıdın mı Merekten otu samanı
Pekledin mi bizim harmanı
Telde kurudumu
Nenemin alaca tumanı
Pırtıyı palazı topladınmı ola gardaş
Gene acayip bir hal içindeyim
Düş görmeden seyir ediyorum
Bu alemi
Sanki bir serçenin kanadında takılı bir tüy gibi
Bulutların arasından süzülüyorum
Garip garip
Düştüm
Ardahan'ın yollarına
Çiçekler açılmış 'da
Dumanlı dağlarına
Hele bir sorun
Gönlüm yine firkat ile virane düşüp ağlar,
Aşkınla yanar canım, bu hâle düşüp ağlar.
Bir lâle bitmez oldu bağ-ı vefa içinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!