Erenler bu meydan ulu divandır
Ocağımızda hünkarın gülü vardır
Nizam terazisinde eli vardır
Tartılan gelsin işte meydan
Ölü bedeni diri kılarız
Solcuyum diye gezerler
Birbirinin karısını süzerler
İfşa olunca 'da
El aleme kızarlar
Kanı bozuk it sürüleri bunlar
Yorgun halde Ankara’ya girdim
Bizim Vekili Orda Gördüm
Derdimi Sarar Diye Yanına Vardım
Kaçtı Benden Gizliden O Yana
Korumalar Önüme Geçip dur Dedi
Keremi çöllere saldıran
Yürekleri kor gibi yandıran
Uğruna dağları deldiren
Sevdamız bizim kadınlar
Her kahrımızı sabreden
Ne çekerim yârin elinden
Kurtulamadım acı dilinden
Bu ayrılığın kederli yolundan
Çekerim kahır seni seni
Çekerim kahır seni seni
Yıkılmış kalenin
Duvar taşları
Yaktı beni
Bir güzelin kalem kaşları
Beline bağlamış
İpekten kumaşları
Kılavuzu karga olanın
Burnu gübreden çıkmaz
Arif olan kimseler
Kamil ile cahili
Bir tutamaz
Başımda
Bir kara duman
Kıvranıp duruyor
İçimde bir sıkıntı
Sanki bedenimi kemiriyor
Sınır değildir sadece,
vicdandır.
Ani’de
yıkılmış duvarlar
dimdik ayakta duran hafızadır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!