Yanıyorum içten içe tütmeden
Kaldı düşüncelerim uzaklarda.
Uyanıpta rüyadan sen gitmeden.
Tutup elimden kal buralarda.
Vakitlerden göçün mevsimleri
Ebabiller zamansız yuva yapar
İki damla yaş süzülmüş gözleri
Gel sevgili kör kuyulardan çıkar
Yıldız kayar bulutlu Kaf dağında
Çıkıp fezaya baktım bulutlardan.
Rengi solmayan gölgeni özlerdim.
Vuslatım ahir zamana kalmadan .
Rengi solmayan gölgeni özlerdim.
Avlasam da ankayı kaf dağından.
Hasretin ile tutuşur şamdanlar
Katrandan isinde boğuluyorum
Ecel terleri dökerken akşamlar
Sabahları ben sana doğuyorum
Çatlasın sözler en orta yerinden
Sevgili bilmem nasıl anlatayım.
Unutmadım gözlerinin rengini.
Sanki hayallerdeyim hülyadayım
Bulamadım yeryüzün de dengini.
Eflatunmu giydiğin almı mormu
Harabeyim aşıklar ülkesinde
Gözlerindeki güllere vuruldum
İsmin aşkın ilahi bestesinde
Gözlerindeki güllere vuruldum
Gözlerin şiir olur cümlelerde
Saklı cennet gibi kelimelerde
Hayalini gördüğüm her yerde
Kara gözlerinden öpüyorum
Adın ile başlayarak mektuba
Saçlarında kokusu ormanların.
Yıldız gözlerin fezayı kuşatmış
Kör kuyu içinde karanlıkların.
Hırsız bir yürek pusuya yatmış
Eski bir hikayeden kalmış gibi
Hasret yorgunu bedenim alarak
Kandan gözyaşlarımı akıtarak
Derinden yüreğime damıtarak
Bir ömür kalırım dediğim yerden
Gözün aydın gidiyorum şehirden.
Sıkışmış hasret satır aralarına
Ellerinde sığınmış umutlar var
Ve sensizlik ayraç kitaplarıma
Cevabı yitik binler sorular var
Eskilerden kaybolmuş beni ara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!