cELiL'iN oĞLAĞı Şiiri - Halil Gülşen

Halil Gülşen
189

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

cELiL'iN oĞLAĞı

Yörük muhabbetinde, kelama bal katılır;
Arada bir “Celil’in Oğlağı” anlatılır!

Bundan asırlar önce yaşanmıştır bu olay;
Yaşayan bilir ancak, dinlemesi çok kolay!

Keçi sürüsü vardır, bizim meşhur Celil’in;
İzini sürer durur, yaylanın ve sahilin..

Yüksekyurt yaylasında, sürüye kıran girer,
Dev cüsseli tekeler, kırılır birer birer!

Bir baytar çağırırlar, biraz kurtulur sürü;
Lâkin hiç teke kalmaz, bu salgından ötürü!

Celil bey, obasıyla, develere binerler;
Sürüyü de alarak, Limonlu’ya inerler!

“Teke katımı vakti” gelir çatar sonunda;
Sürünün tekesi yok; çaresi yok onun da!

Celil Bey sürüsünü otlatırken ormanda;
Üç beş geyik tekesi çıkagelir o anda!

Geyikleri görünce, Bey saklanır tepeye;
Keçiler de memnundur, gerek kalmaz tekeye!

Yaklaşık dört ay sonra, artık karakış girer;
Celil’in keçileri, yavrular birer birer..

Oğlaklar kırk gün sonra, yaprak yemeye başlar;
Ev hanesi “yaylaya göçsek” demeye başlar!

Celil yollara düşer, develeri kolunda;
Keçi oğlak karışık; sürü yayla yolunda!

“Tilki Adam Astığı” engebeli, derince;
Oğlaklar firar eder uçurumu görünce!

Celil Bey oğlakların ardından son kez bakar;
Feryat eder, bağırır, figanı dağlar yıkar!

Herkes iyi anlamış olayın mânasını;
Babası geyik olan, dinler mi anasını!

Sürün yavrusuz kaldı, delir Celil’im delir!
“Oğlak gibi dağıldı! ” deyimi burdan gelir!

Halil Gülşen
Kayıt Tarihi : 4.3.2010 16:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Erdemli'de 'Celil'in oğlağı gibi dağılmak' deyiminin gerçek hikayesidir. Büyüklerimden nakledilen bir hadiseyi dizelere döktüm sadece..

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ömer Kılıç
    Ömer Kılıç



    Ben Erdemliden Ömer Kılıç ingilizce öğretmeni
    Sayın şairim şiir değilde hikaye yazsanız daha güzel olacak

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

Halil Gülşen