Kandil soğuk, kış çetin, azık bitti bitecek,
Bir plan hazırlandı terör düze inecek,
PKK’lı ananın gözyaşları dinecek.
Şehit analarımız saçlarını yoluyor!
Sevr’den daha yıkıcı bir oyun oynanıyor!
Sararmış bir yaprak düşse dalından,
Can gider sanki canımdan.
Ruhum yükselir
Başı dumanlı bir dağa,
Heni derler ya,
“Kızıma”
Bir zamanlar yalnız ben,
Gördüğümü tanırken,
Bilinmeyeni bildim,
Sevgili öğretmenim!
Kulağa okunan ezan,
Ezansız kılınan namaz
İki vakit arası,
Ne çok,
Nede az.
İnsan,
Varmadım farkına geçen yılların,
Vakit aynı vakit, gün aynı gündür.
İnişe dönünce, yönü yolların,
Yarın belli değil, sermaye dündür.
Kalemin ucunda hesap bellidir,
Bizim elin yaylası var, bağı var,
Lale, sümbül, mor menekşe, dağı var,
Her güzelin sevilecek çağı var.
Dumanlı dağları göçler yardı mı?
Nazlı yârim yaylasına vardı mı?
Sen, bizim biricik küçük kızımız,
Hayat kaynağımız, iki gözümüz.
Sen gül ki, bizim de gülsün yüzümüz,
Bahtın açık, şansın bol olsun kızım!
Sen, gül bahçesinde nadide gonca,
Hayatım Karanlık bir mağara,
Kalbime açtığın yara,
Yıllar geçse
Kader ayırsa bile
Unutulmaz
Hatıra
Bir istida yazdım yüksek ricale,
“Bu gün git, yarın gel, bakalım” dedi.
Randevu kopardım, bin bir ricayla,
“Bekle, bir sigara yakalım” dedi.
Ben anlattım ama o dinlemedi,
Kaldır yaslı başını koy göğsüme dinlensin
Biz biliriz çileni yad yabancı bilmesin
Bu kapı hak kapısı sakın namert girmesin
Haramı ve yalanı sileceğiz Türkiyem.
Hemderdiz derdin ile tasan bizim tasamız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!