Yürü bre yalan dünya,
Mahzun'i Şerif ölür'mü,
Yoksulun gönül sultanı,
Mahzun'i Şerif ölür'mü,
Bir gün ayrılmadı halktan,
Mazlumu ezerken zulmün düzeni,
Kaderi zalimin eline kaldı.
Güvercin misali barış diyenler.
Şahin avcıların eline kaldı.
Kimisi ruhunu pula satarken,
Dal olmalı tutunmaya,
İnsan insana mecburuz.
Sıcaklığı omuzunda,
Bir dost eline mecburuz.
Dala muhtaç yaprak gibi,
Şu ölüme bulan yokmuş ki çare,
Ayrılık ölümden zor imiş meğer.
Gülüm sen açmışsın gönlümde yara,
Bir gülün etrafı har imiş meğer.
Nasıldır bilirim hasret narını,
Ayrılık öyle bir zor'ki,
Meğer beni öldüreler
Acısı cana bir kor'ki,
Meğer beni öldüreler
Sevdiğim aklımdan çıkmaz
Dağdaki ateş sönsün,
Bu kan göz yaşı dinsin,
Yakan yangın yerine,
Ilık rüzgarlar essin.
Mehmet gider askere,
Bu dünyaya niye geldim,
Sualden öte ne bildim,
Meçhule doğru yol aldım,
Muammayım,muammayım.
Kolay olan aslen zormuş,
Hazreti Muhammet dirilip gelse
Paraya tapana ne derdi acep
Cümle milletlerle kıyas eylese
Kendi ümmetine ne derdi acep
Mazlum ahı alıp namaz kılanı
Mühürlenmiş gönüllerin kapısı,
Bir dost kapısına varsan varılmaz.
Sırçadan yapılmış ince yapısı,
Kırılan kalpleri,yapsan yapılmaz.
Kulağımda eski dostların sesi,
Karanlığın dağıldığı,
Aydınlık bir dünya mümkün.
Kötülüğün kovulduğu,
Pürü pak bir dünya mümkün.
Her yanına huzur gelmiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!