Sen tatlı sularda ava giderken,
Avcıya av oldun sazan yüreğim.
Fikrimi başıma devşirdim derken.
Aklını sevdayla bozan yüreğim.
Yetmedi mi bunca çile çektiğin.
Sakın olma tutsak aklın esiri
Sen gönlünün istediği yere git
Kır zihnine takılan her zinciri
Sen gönlünün istediği yere git
Dert çoğaltan malı ,mülkü neylersin
Ordular bozan yürek
Destanlar yazan yürek
Köroğlu sun dağlarda
Ayvaz yoldaş sın yürek
Aşka düşer coşarsın
Dönülmez bir yola vardım,
Sıla benim davam,derdim.
Göçenler geri dönmüyor,
Dünya oldu benim yurdum,
Yirmi yıldır gözden ırak,
Ey gafil hayat yolunu,
Bırak herkes kendi seçsin.
Tanrısını mabedini,
Bırak herkes kendi seçsin.
Her çiçek rengiyle açsın
Ayrılık yürekte bir yangın yeri
Yaranı sarmayı zamana bırak
Şu vefasız yarim bozdu ikrarı
Onu unutmayı zamana bırak
Kurudu ömrümün yeşil ağacı
Ayrılık yürekte yangın yarası
Merhem sürüp sarmak zamana kalsın
Bağrımda kıvranır buruk sancısı
Acıyı dindirmek zamana kalsın
Sen benden gideli gülmedi yüzüm
Gün gelir yıkar hükmünü
Zaman hükümran mı dinler
Demez ki bu kimin nesi
Zaman Hükümdar mı dinler
Miyadı var her nesnenin
Zeytin gibisin kardeşim
Ezilince yağ olursun
Buğday gibisin kardeşim
Öğütülür un olursun
Güçlünün esiri gibi
Şu ömrümün baharında ,
Zindana düştüm yatarım.
Azrail gelmeden evvel,
Mezara girdim yatarım.
Güneş doğmayan bu damda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!