Kızılay kalabalığında
Atkının ucuna ilişmiş kışla yürüdün.
Bir simit buğusu geçti aramızdan
Ellerin hâlâ cebimde üşüyor.
Ayrancı akşamı
Camlarda şekillenen sarı bir yalnızlık.
Çay soğudu masada;
Sen gözlerimi susturmaya çalıştın.
Kuğulu Park kıyısında
Suya eğilmiş kavakları izledik.
Matlaşmış bir kuğu geçti sessizce
O sıra sıyrıldım beyaz rüyalardan.
Eski minibüs ışıklarıyla akıyordu
Bahçelievler gecesi.
Çılgın saçlarına sinen yağmur kokusu
Uzun süre inmedi kalbimin direğinden.
Ulus’ta kahverengi bir akşamüstü,
Vitrinlere vuran solgun güneş;
Eski bir fotoğrafa ışınladı yüzünü.
Bakınca sevda uykularım ağırlaştı.
Konuşmuyordun.
Biriciğimdin.
Tunalı Hilmi Caddesi boyunca
Dalgınlaşarak yürüdük bir süre.
Bir şeyler kırılıyordu belleğimin vadilerinde.
Sert ayaz değil de en çok—
O sessizlik titretiyordu beni.
Ellerin
Eldivenlerdeydi sonra.
Kayıt Tarihi : 15.05.2026 19:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!