Deymen, evvel zaman içinde taşlar konuşur ve gülermiş bu coğrafyada.
Zahra, harman sonrası cavlara dökülüp daldırılan buğday, bir de fişke ve gavuzlarına koşan balıklar…
Etnografya, serili kendir kilimlerle yamalı bir yeryüzü sofrası tüm canlara hem de doğacı.
Mısır, buğday ve darı nöbetinde çocuklar ve evin büyükleri
Ev önlerinin bitmeyen sarısıcak telaşı
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta