Kaç defa burkuldu bir yerlerim ama hala inatla ince topuklu yalnızlıklarımı giyiyorum.
Cami avlusuna bırakılmış öznesi bilinmeyen ama yüklemi hiç değişmeyen ayrılık şiirlerini sahiplendim,annelik yapıyorum.
Kelime dağarcığımda bir tek adın kalmış,sürekli bozuk plak gibi tekrarlıyorum.
Güzel anılar aklımı terk edeli çok oldu,yüzümdeki çizgilere baktıkça bile hatırlayamıyorum.
Yine de hala terk ettiğin o kadınım,ne saçlarımda ki kırıklar ne tırnaklarımla kazıdığım acılar değişti.
Yalnızca en sevdiğin parfümüm yerine,bol bol sinir ilacı kullanıyorum.
siz hiç küçücük kalbinizi koca bedeninize sığdıramayıp,
koyacak bir yer aradınız mı bayım...?
hiç düşündünüz mü bendeki yerinizi,değerinizi...?
iç çektiren o titrek türkülerde yarin hasretliği burnunuzun direğini sızlatırken,
özlemenin ne meret bir muamma olduğunu hissettiniz mi hiç...?
siz bayım evet siz...!
Mühim değil ben seni sana hissettirmeden de severim
Annesini kaybetmiş biçare bir çocuğun sarıldığı yalnızlık gibi severim
İç acılarımın toplamından büyük olsa da vereceğin azap,
Kaburgamın altında salınan endamının hürmetine severim
Öyle afilli bahanelere gerek duymam;
Gözünün üstünde kaşın var der,yine severim
Bazı sevmeler soytarıya kendini kral hissettirir...
İşte tam da bu noktada başlar bitişler...
Oysa hiç bir krallık soytarısı öldü diye yıkılmaz...
Şimdi bu krallıkta yoksan; nedeni yüzümü hiç güldürememiş olmandır...
İkimiz de çok iyi biliyoruz ki soytarılar gülümserken en çok kralına küfrederler...
Beni gülümseyerek mi anıyorsun bilmiyorum ama…
ömrüm hep "bir tutam mutlu geceye" susardı
ben hep şiir yazardım şiir hep beni tutardı
kan kusardı gece
gece zehir zemberek susardı
masalsız dillerim "bir tutam sevdaya" hasret türküleri yakardı
ne kimse muradına ererdi ne de kerevetine çıkan vardı
Yürek yine ayrılık ertesinde
Öyle çaresiz,öyle canı burnunda,öyle divane
Hüsn-ü zan edeyim diyorum kadere
Günaha girerim diye korkuyorum...
Geride bıraktığın enkazın hüznüne hüzünlenmessin ya
Saatle dertleştik bu gün;
Dem vurdu sensizlikten,bir ton sitem ki sorma..
Ne akrebi tanıyormuş yokluğunda ne yelkovanı..
"Eğer rastlarsan söyle ona " dedi..
Biliyorum!
benim gibi sevme sen
adım her geçtiğinde
içinden bir çığ kopmasın
el ele yürüyen sevgililer gördüğünde
bizli anıların canlanmasın
aynı parfüm yada şampuanın kokusunu duyduğunda
bin kelimenin bir araya gelip de
bir dirhem acıyı anlatamadığı durumlarda
ben, sen olurum
yağarım geceye
tozu dumana katarım da
etrafa karşı süt liman olurum
ben ölürsem kur'anlar okunurken ölmek isterim
belki gözlerim açık gider... ama
olsun!
hiç değilse anlarlar belki benimde özlemlerimin
arzularımın,isteklerimin olduğunu
hem kim bilir; belki öldükten sonra değer verirler cansız vücuduma




-
Turan Ergün
Tüm YorumlarSerbest vezin şiirlerin en güçlü ve en güzel kalemi,şairine saygı ve selamlarımı sunuyorum..