Kaderin ziyneti seçtiğim sensin
Ömrünü ömrüme biçtiğim sensin
Ve çölde su gibi içtiğim sensin
Acıyan hislerim senle tatlanır
Istırap yüklenip kaçtığım sensin
Aşka gider yollar kalk senin ile
..
aşkın kezzabını saçıp içime
gözyaşımın gölüne atıverip de gitti
ayağına kapandıklarım
elimi uzattıkça gönlümü kemirirken
zehirli yılanlara satıverip de gitti
dost sandıklarım
..
Toprak rengi kahverengi üstüne,
kar yağmış gibi kum taneleri.
Karanlık kış günler baharla kışı
birara da yaşatır bize.
Yeşile ve çimene hasret
çapkın biri,üstüne uzanıp yatarken.
Yeşillenmiş fındık dalını,
..
Sen aşk nedir bilirmisin?
Elbet bilemezsin.
Beni hiç sevmedin ki;
Şimdi ağla, ağlayabildiğin kadar,
Boy pos sende, güzellik desen sende,
Mükemmel bir işinde var, ama,
..
Nasıldı kim bilir öyle bir anda
Yüreğime yaban taht kurdu birden
Bozkır gibi yüzü eşsiz cihanda
Kuşattı gözleri düştü yerinden
Ceylan ve bir bakış hep nabzı durur
Benzer tenhalığı bendeki huya
..
Odacılık onda,güvenlik ve santral memurluğu onda
Çok çalışkanlık ve efendilik, ünvan çokluğu onda
Isıtmayan paltosu, su geçirten yağmurluğu onda
Her bir memur gibi! iki yakası bir araya hiç gelmez
Hiç bir memurun yüzü! İsmail Durdakal gibi gülmez
Hayat ne ister! şu çilekeş,dertli memur İsmail'den
..
gerçek gibi gözlerdeki bakışlar
tümden barışa yönelik her düşünce
yitmiş özdeksele sargınlığımız
yüreklere sonsuz inanç düşünce
hadi gel ozanca konuşalım artık
daha bir güçlensin soluğumuz
..
tozlu tavan arasında usun gereği
bilinmezliğe gömü zamanın elinde
özdeksele sığıntıdır tüm yürekler
kimi suskun umarsızlıklar içinde
çiçek gibi güzel yaşam salt simgesel
oysa içtenlikte kocaman bir çizik
..
GÜLÜMSER
(G) Gül bahçesi olur, gülünce yüzün
(ü) Üzülme sen sakın, hep gül gülümser!
(L) Laleler kıskansın, güzel kokunu
(Ü) Üzülme keyfini, sen sür gülümser!
..
Aklı vijdanı
hep haktan yana ama,
kulağı işine geleni duyuyor,
Sağını solunu şaşırmış,
gözleri şaşı gibi,
farklı yere bakıyor.
Entelle dantel saf tutmuş,
..
Görkemli mabetler hudutsuz alın
Ululuk telaşı tutku hışırdar
Mantığı kalmamış ay gün yılların
Kaygıyla tutuşmuş yıkımları var
Burkulmuş yeryüzü merasim büyük
Yalanlar köpürtür mağrur heyete
..
Azerbaycan hoydan geldin yeni yurt Anadolu’ya
Geyiklere binerek müritlerinle katıldın savaşlara
Yeşil Bursa’nın fethine katıldınız Tahta kılıcınızla
Orhan gaziye çınar diktirdin devletle büyüsün diye
Menkıbelerinle birlikte adın kaldı geyikli baba diye
Bin bereket getirdin yurt edindiğin İnegöl beldesine
Yüzlerce kişi gölgeleniyor diktiğin çınarın gölgesinde
..
Mana dolu,
bir söz söyle ki;
işe yarasın,
fayda sağlasın,
Bir ekip iki biçen,
erkeğin yalancısı,
kadının hayasızından
..
Ufka dayanmış akşam
Solgun sulara dalan güneş
Gelincik tarlasında papatyalar
Bir seni verir bana, bir seni.
Hüznün kucağı açılmış
Avuçlar yıldızları gümüş misali
..
Altı yüzyıl at koşturdu bu ordu
Küfür söndü yer titredi su durdu
Hamza yüzlü aslanları unutup
Siyon sever kalpaklılar kudurdu
Bir ocak ki kutsiyetle buyurdu
On dört asır öncesinden duyurdu
..
Dolunayı elinde hilal olurken,
sevinci yaşayamaz ölüler,
kara gözlü sevgililer.
Üstünü örterken güneşin gece,
öperek uyandırır sabah.
Bedava ölürken pişmanlık
şarkısı söyle,
..
Günler pek acayıp vakit hep sancı
Gözler hep geride bir şeyler arar
Vazedilen kime âh be Micingirt
Bu vurdumduymazlık daha ne kadar
Filler tepişiyor zaman tekliyor
Bırak sözcükleri ecel bekliyor
..
O karşı konulmaz bir cazibe.
sevgisine doyamadığım
dokunmak,kucağında yatmak istediğim biri....
O en yakın dostum,
aramızda çok özel sırlar gizli
sahip olmak çok zor,sevgi ve aşk gibi...
..
Öyle olmuyor camdan seyretmek
Çıkıp geldim işte!
Ne olur sorma:
'Ne? ' diye...
Sevdadandır, bilmem niye.
'Dur' bilmiyor deli gönlüm
Şakımak ister bülbül misalii
..



