Yıllar yıllarla tutuşurlarken el ele
Geçmişte kalanlar aynı kalabilirler mi hiç
Otobüsün ağlayan camından baktığım gözlerle
Geride bıraktığım hisleri bulabilirler mi hiç
Kalbimi keşfettiğim küçücük yıllarıma
Aşk ile Rabb’ına feryad edenin
Gül gibi dileğini kabul etmişler
Sen gibi yarini bedbaht edenin
Aşkını ele rüsva etmişler
Kul gibi eli pençe divan olmuş
Neyi kaçırmaktan korkuyorsun ki
Uyumadın hâlâ
Bir şey var, bir kaygı, bir sıkıntı
Kulağının içerisindeki cılız çınlamadan başka
Bir de soluk alış verişinin
İnce ince öğütüp demledim seni
Kokunu içime çektim, nefes aldım
Aşikâr etmedim, sırladım içimde
Diyemedim kimseye, elimle ağzımı kapattım
Beyhûde çabalar, boş umutlarla
Yürüyorum deli şehrin sokaklarında bugün,
Isındı vücudumun her köşesi, ama neden üşüyor kalbim?
O kadar ses var etrafta, kalabalık bu mecralar,
Neden yalnızım peki, neden düştüğüm bu efkâr?
Kahkahalarım çok sesli, gürültülü, hiç eksik olmuyorlar,
Zaten iyi olmayan hayatımda
Bir sen varsın sevdiğim
Üzersin ekseriyetle, yaptıklarınla
Derde dert katarsın sevdiğim
Farklısın hepsinden, tüm renklerden ayrı
Kara bulutlar gelir oy, sarı güneş saklanır
Çatıp kaşların gittin oy, bu gözlerum ağlaşır
Rüzgar eser delice oy, ne var ne yok savurur
İner gene sis duman oy, sevenleri ayırır
Kahkahalarla güldüğüm fotoğraflarıma bakarken siz
Cenaze namazını kaçıracaksınız
Vura vura tempo tuttuğunuz tabutumun içerisinde ben
Yıkanacağım kendi gözyaşlarımla son kez
Diyecekler ki biz iyi, mutlu bilirdik onu
Başın gövdene ağır olunca
Göz kapakların kararınca
Sıcak yastığın seni cagırınca
Kalk ayağa, yatmaktan hayırlıdır
Uykular alemi çağırır seni
Yapayalnızım
Etrafım yangın yeri ve ben üşüyorum
Durduramıyorum titreyişimi
Ellerim sanki benim değil
Parmaklarım bir başkasının
Kendi sesim yabancı bana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!