Sensiz, bir kabusun sabahında
Soğuk terler içindeyim
Huzur-ı segâh lâzım bana
Daralan göğsüme esenlik
Açsam ahşap penceresini kalbimin
Sıcaktan terlemiş cam bardakta içtiğim su
Kurumuş boğazımdan aşağıya doğru süzülüyorken
Nüfûz ettiği yerlere bereket getirdi
Sıcağın kurağında içtiğin suyu
Soğuğun ayazında unutma
Yalnızken acıyor canımın içi
Gün gibi ortaya çıkıyor
hissettiklerim
Yazmayı sürdürüp dökmek istiyorum
içimi
Sen uyurken ne şarkılar ne şiirler yazarım uğruna
Güzel gözlerinin içi gülüyor benim tatlı meleğim
Her halin her tavrın şükre sebep Yaratan'a
Seni düşünür dururken gülen bir divaneyim
Sözlerle, seslerle oynarım da durmam ben yerimde
Bilindiğini görene kadar sözlerimin kadir kıymet
Yapabileceğim en nadide eylem sükunet
Yutkunmalarım akşam trafiği gibidir boğazımda
Sıra bana gelene dek konuşmakta, sabret
Bu son olsun
Kor ateşten hayal kırıklıklarım
Bitsin, gitsin
Saf temiz adanmışlıklarım
Yetti artık
Canım diye diye canımdan ettin beni
Söküp üzerinden geçtin, senle dolu kalbimi
Çok ahlar ettim, çok yandı canım
Dünya senin olsun, ben mahşere bıraktım
Gözümden akan yaşlar, güz yağmuru gibi
Lafla yürür mü peynir gemisi
Ben gibi aşıkı bul da bak hanisi
Senin güzel bakışın var, dünya tatlısı
Cevreyleme gönlüme gel sevgili
Yazmaktan figan etti parmaklarım
Çok dertleniyorum bazen kendimden başkasını
Düşünüp duruyorum onu öylece hududumu aşarak
Söylesem olmuyor, söylemesem içime tükeniyorum
Bir soğuk su vuruyorum yüzüme, Ya Rabbim diyorum
Haydi kalk ne olursun ayağa, sarsıl kendine gel
Hiç düz bir çizgi çizemedim ben
Hep çıktım yörüngeden, ama
Unutmadım varacağım yeri
Varamadım ama çok yaklaştım
Öyle sandım belki de, avundum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!