Ne olacağını biliyorsan
Onu çağırmış oluyor musun
Malumun ilamı mıdır bu
Diyemiyorum kimseye
Çözülüyor her şey kafamda
Ne bundan öncesi, ne bundan sonrası
Kalbime taş gibi oturdu ayrılığının acısı
Tatmaz olaydım, öyle sogukmuş ki sızısı
Bugün; sensizliği, yalnızlığı gördüm annem
Yüzümdeki sakalıma bakıp, sanmayasın büyüdüm
O kadar ses var, duymuyor kimse kimseyi
Ne yanındaki, ne de içindeki sesi
Sözlerini bilmediğim şarkılar ardına bağlandım, gittim
Bulamıyorum, kaybettiğim kendimi
Nice gözyaşları gördüm, eğlenip mutlu görünen
Çektiğim ıstırabın yok mudur bir sonu
Dışımda mor sümbüller, içimde dallarım kuru
Yana yana közlendim ben, durmam artık
Feryadımı yok duyan, yok bir yudum suyu
Öldüm dedikçe bir nefes daha çekiyorum
Ara ara geçiyorum o sokaktan
Seni düşünüyorum o zamanları
Gülüyordun yanıma geldiğinde
Hep o güzellikte kokuyordun
Bir paketin içine koy sen beni
Belki biraz yorgunluğun var hayata karşı
İnsanlar yoruyordur belki de
Her yeni gün ve yeni başlangıçlar
Artık şans vermelisin kendine
Sayılardan ibaret değil ki ömür
Yıllar yıllarla tutuşurlarken el ele
Geçmişte kalanlar aynı kalabilirler mi hiç
Otobüsün ağlayan camından baktığım gözlerle
Geride bıraktığım hisleri bulabilirler mi hiç
Kalbimi keşfettiğim küçücük yıllarıma
Aşk ile Rabb’ına feryad edenin
Gül gibi dileğini kabul etmişler
Sen gibi yarini bedbaht edenin
Aşkını ele rüsva etmişler
Kul gibi eli pençe divan olmuş
Neyi kaçırmaktan korkuyorsun ki
Uyumadın hâlâ
Bir şey var, bir kaygı, bir sıkıntı
Kulağının içerisindeki cılız çınlamadan başka
Bir de soluk alış verişinin
İnce ince öğütüp demledim seni
Kokunu içime çektim, nefes aldım
Aşikâr etmedim, sırladım içimde
Diyemedim kimseye, elimle ağzımı kapattım
Beyhûde çabalar, boş umutlarla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!