Şimdi ayrılık vakti
Eski yeni sevdalar bekliyor hepimizi ayrı ayrı
Ne bekleyenler usandı sevmekten
Ne yola düşenler yoruldu al yanağı öpmekten
Aslında hepimiz aynı yerde değiliz belki de
Bilmiyorum
Beş yüz kırlangıç kanat çırparken yüreğinde
bakışlarında hüzün var
ne sevdalar döndü dolaştı etrafında
saçına güller takanın
hüzün var
eksik gülüşlerinde kara kuru çocukların
Ebedi sınırlar koymadım kimseye
Geceye yazıyorum edebi yolculuklardan
Kendi kendime
Kimsenin uhdesinde değil ki akşam
Bakıyorum boşta
Erkenden sarıldığım da oluyor zamana
İlham nerede imiş gidip görelim
Sır mekanda değil ise insanî kamile varıp gelelim
Kurusun yolların yaşı, gözyaşı
Ağlanacak yeri biliriz elbette
Ezelden
Dönelim simayı semaya, sevdaya varıp da aşkla gülelim
Vakti zamanında geldim
Yanında büyüdü emek seninle
Yorgun düşmeden önce
Çık gel
Buradayım
Şimdi
Hepsi olur sırayla
bazen önüne geçer biri ötekinin
gözyaşı olur
ocaksız yangınlar
yolsuz yolaksız duraksamalar
bir ömre bedeldir yasayamadıklarımız
...
Yarı açık bir pencere kanadından
sözler
uçuştu havaya
akşamdan geriye kalan/son kırgınlık
geceye selam duran/zoraki
Şiraze
Süreli aşklar geldi geçti ol garip gönlümüzden
fazlasıyla ömürlüktü hasretlik günleri
bütün duraklar, istasyonlar ve hamaklar kadar güzeldi gözlemek anı
sevmeyi bilmeden aşık olmayı öğrendik sevgilinin gözlerinde...
İçimdeki derin bir uykusun sevgili
gözlerini kapattığında
kirpiklerinden aşağıya sarkan mavi su
sır pembesi dudakların
ve avuçlarında bir dünya sessizlik
ne rüya gördüğünü unutur, ne gece sabahsız günü
Sarı bir yorgan gibi örttüm
güneşi
zifir renginin üzerine
acılarımı da götürmüşsün giderken
üşüyorum
yokluğunda sabah sızım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!