Duy Tanrıyı, bülbül güle küserse,
Bir garip yolcudur dünyada beşer.
Ansızın dağlardan rüzgar eserse,
Kibirli dağların gururu düşer.
*
Kediye süt versen, nankördür derler,
Kimi çok konuşur, lafları yerler,
Aynaya bakınca yüzü gizlerler,
Vakti gelir elbet, bu ocak pişer.
*
Akıllıyım sanıp gezen çok insan,
Boşuna yorulur o koca lisan,
Yağmurla ıslanır geçince nisan,
En sonunda yollar hep boşu eşer.
*
Bir karınca taşır kendi yükünü,
Kartal yükseklerden süzer göğünü,
Kimse bilmez ama ağaç kökünü,
Kazdıkça toprağı, dertleri deşer.
*
Duy Tanrıyı, sessiz bir nehir gibi,
Yüreklerde elbet derindir dibi,
Kalmadı kimsede sabrın nasibi,
Gafil insan konar, dünyadan göçer.
*
Boş yere darılıp küsmeyin sakın,
Güzellik uzakta değil pek yakın,
Pencereden bakıp yollara akın,
Akşam olur, güneş ufuktan geçer.
Kayıt Tarihi : 3.08.2026 15:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!