Sulu seftali ve ezilmis taze incir
Her tepenin ardinda yola cikan asvalt kenari tezgah gibiydi
Eylenip durdugum agustos sonu eylülün basi gibi bir vakit
Büfeci kadin…
Sara….
Hos bes ne var nasil gidiyorlar arkasina
Pesi sirasini kendiliginden kayip giden hosbuldukluga hazirgönüllü
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta