Boş Sandalye Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
854

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Boş Sandalye

ne ararsın diye sorarlarsa,
söyleyin,

ne dünyanın malında gözüm var,
ne de üç günlük ömrün
beş paralık saltanatında.

ben bir aşk arıyorum,
gördüğüm rüyada kalmış.
uyanınca kendisi gitmiş de
sızısı yastığımda kalmış.

yüzünü tam hatırlamıyorum,
gözlerini hiç.

ama insan
birini görmeden de özler mi?
özlermiş.

çünkü bazı insanlar
yüzleriyle değil,
eksiklikleriyle kazınırmış insana.

bir gece meyhaneci sordu.
yine kimi beklersin?

dedim.
tanımadığım birini.

güldü.

ulan, dedi,
insan tanımadığını bekler mi?

kadehi kaldırdım.
tanıdıklarımızdan ne hayır gördük?

sustu.

işte o gece anladım.

bazı cevaplar vardır,
meyhaneci bile
hesaba yazamaz.

ben aşkı yıllarca
yanlış kapılarda aramışım.

bir güzel sözü sevda,
bir sıcak eli yuva,
iki günlük hasreti
ömür sanmışım.

oysa aşk dediğin
seni seviyorum demek değilmiş.

herkes söyler onu.

aşk,
gidebilecekken kalmakmış.
susabilecekken konuşmak,
konuşabilecekken bazen susmakmış.

bir insanın yarasına
parmak basmak değil,
yanına oturup
kanamasını beklemekmiş.

şimdi bana
nasıl birini arıyorsun? diyorlar.

ne bileyim.

gözünün rengini bilmiyorum,
saçının boyunu,
sesinin tonunu.

bildiğim bir şey var.

geldiğinde
içimdeki bütün gürültü susacak.

çünkü bazı insanlar
kapıyı çalmaz.
gelir,

ve insan yıllardır
neyi beklediğini anlar.

belki hiç gelmeyecek.

olsun.

ben artık kaderle
pazarlık etmiyorum.

o bana vermediklerini sayıyor,
ben ondan aldığım yaraları.

hesap kabarık.

ama ikimiz de biliyoruz,
bu masadan
borçlu kalkacak olan benim.

tanrı yukarıdan bakıp
hala mı aşk? derse,
hala, derim.

akıllanmadın mı? derse,

aşk akıllıların işi olsaydı
şairler aç kalmaz,
meyhaneler kapanırdı, derim.

varsın gülsün.
ben de gülerim.
çünkü şu dünyada
herkes bir şeye tapıyor.

kimi paraya,
kimi makama,
kimi kendi yalanına.

ben hiç değilse
bir ihtimale gönül verdim.

hem ne çıkar?

bir insanı bulamamak,
yanlış insanlarda
kendini kaybetmekten iyidir.

bu yüzden
karşımdaki sandalyeyi boş bırakıyorum.

kimse oturmasın diye değil.

oturacak olan geldiğinde
yer aramasın diye.

belki bir akşam
kapı açılır.

belki başını çevirip
bana bakar.

belki hiçbir şey söylemez.
ben de söylemem.

çünkü yıllarca beklenen birine
hoş geldin demek bile
fazla gelir bazen.

yalnızca kadehimi kaldırırım.
o an anlarsa,
işte odur.

anlamazsa.

meyhaneciye döner.
usta,
bir tane daha.
derim.

çünkü aşkın da
rakının da adabı aynı,
zorla güzellik olmaz.

gelene kapı açılır,
gidene yol.

ama kalana.

işte kalana
ömür verilir.

ve eğer o kadın
yalnızca rüyamın bir oyunuysa,
bırakın oynasın benimle.

gerçek dediğiniz dünya
çok mu namuslu çıktı?

kaç söz verdi de tuttu?
kaç sonsuza kadar.

bir sabahı çıkarabildi?

kaç kişi
gitmem deyip
kapıyı sessizce çekmedi?

ben artık gerçeğin yalanındansa
rüyanın dürüstlüğüne razıyım.

hiç değilse rüya
sabah olunca gider.
insan gibi
kalacağım deyip gitmez.

bir gün
ne buldun bu hayatta?
diye sorarlarsa,

birkaç yara,
birkaç şiir,
bir de boş sandalye, derim.

ama
ne aradın? diye sorarlarsa.

işte orada susmayın.
söyleyin,
gördüğüm rüyadaki aşkı.

eğer rüyalık değilse,
görmeden yaşayacağım aşkı.

adı bende olmayan,
yüzü aklımda kalmayan,
ama yokluğu nedense
yıllardır yanı başımda oturan o kadını.

ve gelmezse?
varsın gelmesin.

bazı aşklar kavuşmak için değil,
insanın içinde
bir kandili söndürmemek için vardır.

bazı kadınlar
hayatımıza girmez,
ama bütün hayatımız
onlara ayrılmış bir yerin
etrafından geçer.

benim payıma da buysa
şikayet etmem.

kadehimi kaldırır,
boş sandalyeye bakar,
kaderin yüzüne gülerim.

sen onu getirmedin diye
ben sevmekten vazgeçeceksem,
sen kendini
fazla önemli sanmışsın.

sonra içerim.
çünkü bazı rüyalar
sabah olunca bitmez.

insan uyanır,

dünya başlar,

ve rüya
insanın içinde
yaşamaya devam eder.

✍️

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 29.09.2026 00:10:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!