Suskunluğu, seçer zaman,
Kaldırımdan, göçer zaman,
Eleklerden, geçer zaman,
Dert ekerken, biçer zaman.
Kuş mu sustu, vaktim mi der?
Bilinmez ki, nasıl keder!
*
Gülen gözüm, korkulanır,
Perde çekip, bulutlanır,
Kirpiklerim, pek ıslanır,
Kaldırımda, kuş saklanır.
Nicedir, hiç çarpmaz yürek,
Zaman eler, ince elek...
*
Dün sabahki, boşluk derin,
Seni alan, yeldir serin,
Yok ellerin, yok gözlerin,
Kayboldu iz, soldu yerin!
Senden kalan, ıssız meydan;
Sığındığım, yüce zaman!
*
Kaldırımın, kuşu susar,
Soğuk taşta, keder kusar,
Zaman mıdır, kuran hisar,
Yoksa ömrü, kendi kısar?
Bilinmez hiç, kimin suçu,
Üşür durur, kanat ucu!
*
Sevinçleri, korku büker,
Üstümüze, perde çeker,
İnce elek, hüzün döker,
Kirpiklere, çiğler çöker.
Kalbim durgun, vurmaz kanat,
Neyi aldı, zalim hayat...
*
Sabah vakti, gördüm izi,
Zaman silmiş, gölgemizi,
Bakışını, sesimizi,
Bırakmış tek, kalbimizi!
Şimdi yalnız, senden kalan;
Kaldırımda, esen yalan!
*
Taş üstünde, ürkek serçe,
Suskunluğu, dizsin lehçe,
Öğretti mi, zalim pençe,
Yoksa kader, böyle bence?
Bilinmez ki, kimden dersin,
Hangi elek, bunu versin!
*
Tebessümü, örtsün hüzün,
Perdelensin, solgun yüzün,
Elendi hep, tozu düzün,
Islandı bak, ucu sözün.
Çarpmaz oldu, yorgun sine,
Zaman alıp, gider yine...
*
Seher vakti, bomboş sokak,
Seni almış, yollar uzak,
Ne el kalmış, ne bir durak,
Bir tek beni, burda bırak!
Senden kalan, sessiz kafes;
Sığındığım, kırık nefes!
*
Kaldırımda, titrer kanat,
Suskunluğu, dokur hayat,
Zaman mıdır, böyle kat kat,
Öğretiyor, bize bizzat?
Bilinmez hiç, sırrı derin,
Hangi elek, süzer serin!
*
Korku örter, şen bakışı,
Perde çeker, ömrün kışı,
Kirpiklerin, yaş akışı,
Durdu kalbin, çırpınışı.
Zaman neler, aldı gitti,
Kaldırımda, neşe bitti...
*
Dün fark ettim, boşluğunu,
Almış senin, soluğunu,
Gözlerini, yokluğunu,
Bırakmış kuş, soğuğunu!
Senden kalan, derin sükut;
Kaybolduğum, siyah bulut!
*
Yerde keder, gökte duman,
Suskunluğu, eler zaman,
Kuş mu bilir, nedir ferman,
Vakit midir, böyle yaman?
Bilinmez ki, kimdir usta,
Kaldırımın, kuşu yasta!
*
Korkularla, soldu gözüm,
Perdelendi, eski sözüm,
İnce elek, versin çözüm,
Kirpiğimden, ağlar güzüm.
Kalbim vurmaz, nicedir taş,
Zaman alıp, gider yavaş...
*
Sabah erken, baktım yana,
Zaman kıymış, canım sana,
El değmiyor, artık cana,
Unutulmak, düştü bana!
Senden kalan, boş kaldırım;
Sessizliğe, sığınırım!
*
Kaldırımda, sekerken kuş,
Zaman ile, suskun olmuş,
İnsan mıdır, derde dolmuş,
Vakit midir, rengi solmuş?
Bilinmez ki, neden öyle,
Kaldırımın, kuşu söyle!
*
Bakışları, korku dağlar,
Perde inip, kara bağlar,
Kirpiklerim, sessiz ağlar,
Kalbim durmuş, geçer çağlar.
Zaman aldı, her ne varsa,
Kaldırımı, gölge sarsa...
*
Dün sabahki, acı gerçek,
Seni almış, zalim felek,
Gözlerini, süzmüş elek,
Unutulmuş, burda yürek!
Senden kalan, derin boşluk;
Sığındığım, bu suskunluk!
*
Suskunluğa, ruh bilenir,
Kaldırımda, kuş elenir,
Zaman ile, dert eklenir,
Öğreten kim, ne beklenir?
Bilinmez hiç, bu bilmece,
İnce elek, süzer gece!
*
Gülen yüzü, korku bürür,
Perde çekip, gölge yürür,
Kirpiklerim, yaş götürür,
Kalbim vurmaz, içten çürür.
Zaman neler, aldı benden,
Kaldırımda, esen yelden...
*
Dün anladım, göçtüğünü,
Zaman almış, gördüğünü,
Gözlerinde, ömrün günü,
Unutmuş tek, bu sürgünü!
Senden kalan, soğuk taşlar;
Sessizlikle, zaman başlar!
*
Kaldırımın, taş yakası,
Suskunluğun, ilk halkası,
Zaman mıdır, dert ustası,
Kuşun mudur, bu tasası?
Bilinmez ki, kimden kalan,
Eleklerden, süzülür an!
*
Bakışımı, örtsün perde,
Korku gezer, her bir yerde,
Kirpiklerim, düştü derde,
Kalbim vurmaz, hani nerde.
Zaman aldı, ne çok şeyi,
Kaldırımdan, son neşeyi...
*
Dün sabahki, derin yara,
Seni almış, bahtı kara,
Gözlerin yok, düştüm dara,
Bırakmış tek, bu diyara!
Senden kalan, koca zaman;
Sessizliğin, bana liman!
*
Suskunluğu, süzmüş elek,
Kaldırımda, yorgun bilek,
Zaman mıdır, çarkı felek,
Öğretiyor, ürkek yürek?
Bilinmez ki, kimin sesi,
Kaldırımın, kuş kafesi!
*
Gülen gözü, korku yakar,
Perde çekip, hüzün bakar,
Kirpiklerden, yaşlar akar,
Kalbim vurmaz, canı sıkar.
Zaman almış, götürüyor,
Her ne varsa, bitiriyor...
*
Dün sabahki, solgun yüzü,
Zaman almış, iki gözü,
Ellerinin, sıcak sözü,
Unutmuş tek, sönmüş közü!
Senden kalan, ıssız sokak;
Sessizliğin, tek sığınak!
*
Kaldırımda, kuş dolaşır,
Suskunluğa, tez ulaşır,
Zaman mıdır, sır bulaşır,
Öğretirken, hüzün taşır?
Bilinmez hiç, nedir gerçek,
Yılları hep, süzer elek!
*
Bakışları, örtmüş tasa,
Perde çekip, kalbe yasa,
Kirpiklerin, suya bassa,
Kalbim vurmaz, batmış pasa.
Zaman sildi, bütün izi,
Yanında hep, taşır bizi...
*
Dün sabahki, boş kaldırım,
Seni almış, hep yıllarım,
Gözlerin yok, kırık varım,
Unutulmuş, kanatlarım!
Senden kalan, ıssız hüsran;
Sığındığım, bunca zaman!
Kayıt Tarihi : 6.10.2026 12:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!