Zamanın birinde o kutlu çınar,
Rüzgara yalnızca sırrını sunar,
Kök salıp toprağa suyundan kanar,
Dalları eskimiş ateşte yanar,
Yiten yaprağını hep böyle anar.
Yeniden dirilen tohum sesinden,
Ovamız doğuyor can nefesinden.
*
Dağların ardında uyuyan çoban,
Sürüsü dağılmış, yıkılmış oban,
Yıllardır yüzleşir seninle baban,
Tükenmiş yollarda eskiyor kaban,
Toprağı deliyor çatlamış saban.
Vardır elbet, gizli bir derin kuyu,
Isıtır bağrımı ateşin huyu.
*
Adım attığımda geniş ovaya,
Kuşlar dönüp geldi sıcak yuvaya,
Hükmeden kimdir şu gülen doğaya?
Umutlar karışmış kutlu duaya,
Yıldızlar dökülmüş gece havaya.
Yüzümde belirdi solgun bir beniz,
Doğadan dirildik, ruhumuz deniz.
*
Zamanın birinde sular hür akmış,
Ovanın ruhunu yıldırım çarpmış,
Tarlada ekinler güneşe bakmış,
O kıyısız deniz benliği yakmış,
Boynuna efsunlu boncuklar takmış.
Kaybolmuş tanrılar arar kendini,
Yıkıyor sularla gönül bendini.
*
İşitmez feryadı sessiz gökyüzü,
Kışlara dönüştü baharı, güzü,
Yıllardır bitmedi ovanın sözü,
Küllenmiş ocakta parlıyor közü,
Saklıdır insanda gerçeğin özü.
Bir ateş topudur içimde yanan,
Yeniden doğuşa var mıdır kanan.
*
Çarıklı ayaklar toprağa bassın,
Boynuna efsunlu muskalar assın,
Tohumlar çatlarken rüzgârı kıssın,
Gölgeler uzayıp rengini atsın,
Tarlada yorulan ekini yaksın.
Bütün bu canların nedeni oymuş,
Kilimi tezgaha özenle koymuş.
*
Kabuğunu soyup fırlatıp atar,
Gecenin koynunda sessizce yatar,
Yorgun bedenine acılar katar,
Ufuktan yavaşça kızıl gün batar,
Ovanın sükutu kaşını çatar.
Kendi ilahına uzanır eli,
Coşkudan dökülür sevincin seli.
*
Tepenin ardında bir ev duruyor,
Zaman zaman bizi o ev soruyor,
En cılız gövdeyi rüzgâr yoruyor,
Çelimsiz kollarla sırrı koruyor,
Sonsuz bir döngüyle aklı kuruyor.
Oysa var içimde gizli bir alev,
Bu büyük ovada yaşamak görev.
*
Kabuklu sırrıyla yürüyor ecel,
Çıplak ayaklara dokunuyor el,
Doğanın kökeni bulanık bir sel,
Kilim nakışına işlenmiş bak tel,
Sapsarı ekinleri ele de gel.
Halının altına saklanır keder,
Yeniden doğuşu fısıldar kader.
*
Zamanın birinde bitince rüya,
Yeşile bürünür dağ, taş ve kaya,
Bir sevda türküsü yayıldı aya,
Tohumlar saçıldı sonsuz tarlaya,
Gideriz usulca biz de sılaya.
Ablak bir suratla o gülen tanrı,
Ovanın koynundan duyuldu çağrı.
Kayıt Tarihi : 25.09.2026 17:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!