Biter Ömür Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4282

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Biter Ömür

Altı kapı, kilidi paslı,
Örtük duvarlar, epey yaslı,
Derinden çile çeker yürek,
Cümle yollar, hüznün aslı.
*
Çıkış yolu bulmak imkansız,
Mevcut dertler, sızlar amansız,
Karanlık tüneller sonunda,
Ruhum titrer, anlar zamansız.
*
Yedi geçit, aradım durdum,
Tüm dostlara, sualler sordum,
Uzanır sessiz uçurumlar,
Şu bedeni, boşa yordum
*
İçim sızlar, geçerken aylar,
Uzar, sonsuz ulu saraylar,
Kilitli kalmış, koca hanlar,
Suskun durur, ulu taylar.
*
Işık sızmaz, pencerelerden,
Kurtulamam, derin kederden,
Tükendi bitti, tüm soluğum,
Kaçıp durur, kötü kaderden.
*
Gölgeler sarar, her yanımı.
*
Bağlı yollar, mühürlü taştan,
Ümitler silinir, en baştan,
Hüzün kaplar, garip sinemi,
Süzülür damlalar kaştan.
*
Geçit vermez, sarp kayalıklar,
Zehir saçar, hep bataklıklar,
Adım atmak, her an zorlaşır,
Korkutur, zifir karanlıklar.
*
Altı sırrı, çözmek isterim,
Uzak diyarlara, seslenirim,
Cevap gelmez, sessiz çölden,
Gizli gizli, dertlenirim.
*
Yürek sızlar, yaralar kanar,
İçimde, alevler hep yanar,
Uzak Asya dağları, suskun,
Bütün cihan, ruhum kınar.
*
Altı mühür, vurulmuş cana,
Hücrem döndü, dipsiz zindana
Söndü lambalar, ansızın,
Hasret kaldım, aydınlık tana.
*
Sonsuzluk sarar etrafımı.
*
Mecnun misali, çöle düştüm,
Soğuk rüzgarlarla, üşüdüm,
Ferhat misali, dağ deldim,
Kendi halime, hep dövündüm.
*
Çıkmaz sokaklar, son durağım,
Kayboldu, yuvam sığınağım,
Söndü yıldızlar, gökyüzünde,
Kurudu, yeşil yaprağım.
*
Sırça köşkler, devrildi hepten,
Toz kalktı, bastığım o yerden,
Aldatır seraplar daima,
Kalkmaz örtü, inen perdeden.
*
Dertli hallerim, pek perişan,
Ulu dağlarda, bulunur şan,
Kararır tepemde bulutlar,
Akar kanlarım, anlaşılan.
*
Zehirli hançerler, saplandı,
Tüm bedenim, kanla kaplandı,
Gizli saklı, çok dertlerim,
Zihnim, karanlığa saplandı.
*
Dipsiz kuyular, son mekanım.
*
Altı kapı, çarpar yüzüme,
Kilit vuruldu, hep sözüme,
Aynalar kırılır, peş peşe,
Uyku girmez artık, özüme.
*
Zincirler sıkar, bilekleri,
Duyulmaz, acı dilekleri,
Bahar bitti, kış gelir hep,
Soldu kırlarda, çiçekleri.
*
Yolumu kaybettim, ormanda,
Esir düştüm, fena fermanda,
Yusuf misali, kuyudayım,
Derman bulunmaz, şu harmanda.
*
Sancılar başlar, şafak vakti,
Zalimler bozdu, kutsal ahti,
Gökte yankılanır ağıtlar,
Yıkıldı, padişah tahtı.
*
Altı yolun, sonu uçurum,
Zulmet dolu, çok kötü durum,
Tutunacak dal, silik uçta,
Toprağa karışır, onurum.
*
Yalnızlık, ruhum yoldaşıdır.
*
Kilitli sandıklar, derinde,
Mahsur kaldım, suyun dibinde,
Nefes almak, çok zorlaşıyor,
Boğuldum, nehir serininde.
*
Altı kapı, asla açılmaz sır,
Geçti bitti, nice bin asır,
Dertler sırtımda, koca yük,
Büyür ellerimde, o nasır.
*
Müzik susar, sazlar kırılır,
Bütün dostlar, ruha darılır,
Kalırım hep, yalnız başıma,
Bedene, zincirler sarılır.
*
Feryat figan, kaplar havayı,
Kaybettim, o sıcak yuvayı,
Ateşler düşer, yüreklere,
Kimse duymaz, ulu duayı.
*
Bağırırım, duyulmaz sesim,
Tükenir biter, son nefesim,
Uzak diyarlar, pek soğuk,
Daralır her an, sır kafesim.
*
Meçhul sonlara, ilerlerim.
*
Kerem, alevlerde kavrulur,
Küller, rüzgarlarla savrulur,
Dert seli yıkar, geçer köyü,
Ağaçlar, kökünden vurulur.
*
Altı sihir, altı mühür,
İçimdeki sızı, çok büyür,
Bedenim esir, ruhum mahkum,
Zalimler, saraylarda yürür.
*
Kar yağar, yaz günü tepeme,
Kimse bakmaz, düşen gölgeme,
Uzar gece, şafak sökmez,
Dert eklenir, ağır çileme.
*
Yorgun düşer, ağır bedenler,
Boşa çıkar, tüm gidenler,
Ses verir, boş kuru duvarlar,
Tükenir, niyazlar edenler.
*
Bülbül ötmez, nar bahçesinde,
Hüzün çalar, ney bestesinde,
Altı kilit, asılı durur,
Kötü kaderin, pençesinde.
*
Acılar biter mi, bilinmez.
*
Leyla kayıptır, kızgın çöllerde,
Adı ulu destandır, dillerde,
Sürgün yedim, uzak elden,
Feryadım gezer, tellerde.
*
Altı sihir, sonu ulu hüsran,
Kanar yaram, hemen uçar zaman,
Tabipler, derman bulamaz,
Derdime çare ver, lokman.
*
Gemi battı, derin sularda,
Deniz kudurur, dalgalarda,
Pusula bozuk, yön meçhul,
Kaldım, rüzgarlı dağlarda.
*
Pencereler, demir parmaklık,
Zindanım, epey loş karanlık,
Sızmaz içeri gün ışığı,
Hayallerim, karma karışık.
*
Çığlıklar susar, ansızın
Gökten düşer, hep yıldızın,
Kanadım kırık, uçamam,
Artar, içimdeki sızın.
*
Mezar taşı, durur isimsiz.
*
Paris sokakları, pek sessiz,
Yürüdüm durdum, hep kimsesiz,
Altı sihir, mühürlü sır,
Zaman geçer, hemen nedensiz.
*
Siyah zambak, açar ulu bağda,
Eriyor karlar, ulu dağda,
Ruhum, uçurum kıyısında,
Tükendi ömrüm, acı çağda.
*
Saatler durdu, zaman sustu,
Zalim felek, pek fena kustu,
Kilitli kapılar önünde,
Talihim, ruhuma pustu.
*
Hasret rüzgarı, pek sert eser,
Bütün yolları, hep keser,
Düşlerim, savrulur hemen küle,
Bedeni, soğukluk ezer.
*
Altı yolun, altısı tuzak,
Hedefler, hep ufuktan uzak,
Düştüm amansız kuyuya,
Kötü düşman, kurar tuzak.
*
Ağıtlar sarar, hep köyü.
*
İzmir dağlarında, çıktı boran,
Kimseler çıkmaz, halim soran,
Altı kilit, yorar ruhumu,
Zalimce, şu sineme vuran.
*
Cevapsız sualler, hep yorar,
Karanlık geceler, pek sarar,
Yıldırım düşer, ıssız ormana,
Hüzünlü kalbim, hesap sorar.
*
Kapılar, yüzüme kapalı,
Derin keder, yürek yaralı,
Çırpınır durmadan, serçeler,
Göçtü kuşlar, hem de sıralı.
*
Altı sihir, ulu sözümdür,
Kan sızdıran, dertli yüzümdür,
Uçuşur, sonbahar yaprağı,
Kışa dönen, sıcak yazımdır.
*
Zincirler, hep koptu çürüdü,
Devler, karanlıkta yürüdü,
Meçhule doğru, son yolculuk,
Ruhumu, acı korku bürüdü.
*
Kapanır defter, biter ömür.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 27.03.2026 18:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!