bu aşktan bir ben kaldım,
birde kahrolası ben.
dostlarda gitmeni beklermiş gibi
selamı kestiler birden.
misketlerim yaptı herşeyi
ne geldiyse başıma
hepsini onlar saldı.
03.05.1999
varoluşun ahlaksız temeliyse
bedenle mahremin kaygızıs çelişkisi
doruğa ulaşmış tatminsizliğiyse
tutkunun esaret altındaki işareti
vurulsun zincire yada sökülsün yerinden
devamı gelmeyene kadar zevkin
sevdiğin akşamlarda,
sevdiğin terkedip gitmiş
kendi kendine idare edebilirmisin Luçka..?
ağlayamıyordun ama
gözlerinde hüzün vardı,
yalnızdın,yatak kimsesizdi
sohbetli gecede ey kara saçlım
art fikirler geçer yaşanan zamandan
çözebildiysem eğer altmış dokuz biçimde
deprem sarsıntısında bağırtım yankılansın.
son kez tutarken yasını tan;
boğulsun göz yaşımla acı hıçkırığın.
sana bildiğim en büyük gerçeğini söyledim
sana 'seni seviyorum' dedim
inanmadın
sana 'seni sevmiyorum' diye yalan söyledim
sen,çektin gittin
sana bir yalan daha söylüyorum
Seni yazdım,
bu canın her harfine,
sahile vurdu dalgalar gibi.
Su yandı,
alev olup sarıldı közlere,
gece, maviye çalan bir sır giydi üstüne.
İçtenlikle sevdim, kaybettim,
Yüreğimi açık ettim de kaybettim.
Her tartışmada özür diledim,
Haklı olsam da sustum, yine de kaybettim.
Her sabah uzun satırlar yazdım,
yoksulluk öğle işlemiş ki tenine;
ne gelen konvoydan haberi var,
ne de yakında gelecek olan başkandan.
sedece; dokunmazlarsa eğer,
yorgun bedenini dinlendirdiği,
meclis bahçesinin önündeki kaldırımda biraz daha oturabilmek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!