Bir Şehri Düşlemek Şiiri - Rasimin Gönül ...

Rasimin Gönül Dili
391

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Bir Şehri Düşlemek

Zihnimin tezgâhında dokunur sönmeyen fenerler,
Uzak ufuklarda erir masmavi denizler.
Göz bebeklerimde saklıdır o gizli coğrafya,
Bulutlar asılı kalır uykusuz rüzgarda.
Taş duvarlar arasında yankılanır adımlar,
Bekler pencerelerde solgun ve yaşlı anlar.

Kaldırım taşlarına siner akşamın hüznü,
Aynalar yansıtmaz artık o yorgun yüzü.
Zamanın çarkı öğütür durur hatıraları,
Kapanır birer birer şehrin demir kapıları.
Gizli bir nehir akar mermer merdivenlerden,
Kurtulmak imkânsızdır bu sessiz gölgeden.

Yıldızlar dökülür tavanın çatlaklarından,
Gece zehirli sarmaşık sarar binalardan.
Bir rüya uyanır kör kuyuların dibinde,
Kervanlar kaybolur sisli caddelerin içinde.
Kuru yapraklar hışırdar ıssız parklarda,
Yalnızlık hüküm sürer bu yabancı diyarda.

Köşebaşlarında bekler isimsiz heykeller,
Göğüs kafesinde çöker kadim yeminler.
Paslı kilitler kırılır ağır darbelerle,
Ölçülür vicdanlar en keskin dillerle.
Şafak sökmeden önce kararır bütün ufuk,
Bu garip coğrafyada her beden yorgunuk.

Mermer saraylar yıkılır tozlu zemine,
Kimse cevap veremez bu amansız siteme.
Gök kubbe yüklenir bütün günahları,
Duvarlarda yankılanır ölülerin ahları.
Bir devir kapanır şimdi en sert darbeyle,
Ruhlar çekilir gövdeden en son çareyle.

Sokak lambaları titrer derin bir kederle,
Gece maskesini takar en soğuk yüzlerle.
Bir yudum su arar gibi arşınlarım yolu,
Her adım kelepçeli, her nefes keder dolu.
Yıldızlar sönmüştür üstünde tavanı delik hanın,
Kuytu köşelerde akar içindeki sessiz kanın.

Gönlün tahtı yıkıldı kül oldu saraylar,
Sessizliğe büründü o kalabalık aylar.
Zamanın ipliği koptu çarkın dişlisinde,
Soldu bütün çiçekler bu mevsim bitisinde.
Yıldızlar parlamaz oldu kara gecede,
Kilitli kaldı diller en acı bulmacada.

Toprağa düşen her yaprak bir veda mektubu,
Burada yaşamak dediğin derin bir uykudur.
Kimse kimsenin yüzüne bakmaz caddelerde,
Yitik ruhlar boğulur görünmez eserlerde.
Duvarlar kulak kesilmiş eski ezgilerin sesine,
Gece iner birden bu kimsesizler ülkesine.

Kör bir balyoz gibi iner hakikat başımıza,
Kış vurmuş gibi donar kan akışımızda.
Binalar diz çöker göklerin yükünden,
Kaçmak nafiledir artık kara ölümden.
Hayat bir rüya gibi silinir belleğimizden,
Kopup ayrılır ruh sanki bedenimizden.

Tamamlanır bu çarkın en son kuralı,
Yıkılmış bir dünya gibi çöker evrenin dalı.
Sonsuzluğun mühürlü kapısı çalınır nihayet,
Harabe diyarda biter en son merhamet.
Gök kubbe yerle bir olur enkazın üstünde,
Karanlık hüküm sürer bu şehrin bülbülünde.

Rasimin Gönül Dili
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 14:50:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!