Paha biçmek, pek imkânsız, öyle mal ki; alınmaz,
Bir emanet mülk verilmiş, acep kime ayandır?
Ekip-biçmek mezraında; tohum olup kalınmaz,
Filiz çıksın, diye düşmüş verilen yer; cihandır.
Sebeplere, perdedardır hiçbir yerde bulunmaz,
Sana canı feda eden; baban ile anandır,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Şiirdeki ince işçiliğine hayranlığımı gizleyemem samimi yürek işçiliğiydi. şairi ve şiiri kutluyor sevgiyle saygıyla iyi akşamlar diliyorum...esen kalın dost..
========================================
** YANITLANAN MESAJ ********************
========================================
Gönderen: Mubin-Kitap
Alan: Grup: Kültür Edebiyat ve Şiir
Tarih: 27.01.2012 19:04:00
Konu: YENİ ŞİİRİM Bir Kere (*)
Hocam ilhamınız bol olsun, çokgüzeldi...
Hisseden bir kalp,gören bir çift göz,işiten kulak,düşünen bir akıl,tad alan bir dil,koklayabilen bir burun.Ateşe, soğuğa ve temasa karşı sinir sistemi verdiğine göre,mutlaka bunların bir karşılığı olduğunu bilmesi gererekmez mi insanın.
Tebriklerimle üstadım.
Hüzün mısraları karabulut gibi sarmış. Zaman bizi daha güzele götüren harika bir ulaşım aracıdır. Rabbimizin verdiği söze doğru ancak kayıp giden zamanla ulaşabiliriz.
Kimbilir oraya vardığımızda, dünyada geciken, çabuk geçmediği için hayıflandığımız bir zaman tanımı yapacağız.
Anlamlı, akıp giden şiiriniz için sizi kutlarım.
yüreginiz kaleminiz çaglasın degerli üstadım tampuan listemde saygı selam ile
Her anımız aslında paha biçilmez bir nimet yaşantımız canımız başlı başına bir rızıklar manzumesi
Akıp giden zaman neler neler götürüyor ya da gelecek olan zaman ne getirecek gaflatinden çıkıp şimdi ve burada kavramına yoğunlaşmak gerektiğini anlatan bir şiir tebrikler selamlar ve dualarımla
Şiirdeki ince işçiliğine hayranlığımı gizleyemem samimi yürek işçiliğiydi. şairi ve şiiri kutluyor sevgiyle saygıyla iyi akşamlar diliyorum...esen kalın dost..
========================================
** YANITLANAN MESAJ ********************
========================================
Gönderen: Mubin-Kitap
Alan: Grup: Kültür Edebiyat ve Şiir
Öyle ki üstadım,paha biçilmez değerler her göze ayan olmaz..Pişman olmak neyi geri getirebilir zaman içinde ve zamanı..zaman herşeyi alır götürür..mükemmel dizeler..10 puan gümüşhaneden
Sebeplere, perdedardır hiçbir yerde bulunmaz,
Sana canı feda eden; baban ile anandır,
Bir def’âya mahsus imiş, bir daha hiç sunulmaz,
Emaneten verilen şey, sende duran bu candır.
yüreğine sağlık hocam ellerinden öperim çok çok anlamlı bir şiir olmuş kutlarım...Allah senin yardımcın olsun inşallah
Bir Kere
Paha biçmek, pek imkânsız, öyle mal ki; alınmaz,
Bir emanet mülk verilmiş, acep kime ayandır?
Ekip-biçmek mezraında; tohum olup kalınmaz,
Filiz çıksın, diye düşmüş verilen yer; cihandır.
Sebeplere, perdedardır hiçbir yerde bulunmaz,
Sana canı feda eden; baban ile anandır,
Bir def’âya mahsus imiş, bir daha hiç sunulmaz,
Emaneten verilen şey, sende duran bu candır.
Kalbin hıfzı istenilir, hiç gaflete dalınmaz,
Aşk yolunu kim açmışsa, o mert kişi, civandır,
Bağlamışsan nefretini, tutup artık salınmaz,
Pişmanlığı çalan hırsız; geri gelmez zamandır.
İzmit
27.01.2012
Bedri Tahir Adaklı
Yüreğinize kaleminize sağlık üstadım, Duyarlı ve de güzel yazan kaleminizi tam puanla alkışlıyorum. Şiiriniz antolojimde saygılarımla...
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta