Ne türkü söyleme aşkımdan ne de sesimi
dinletmek için değil bunca türkü söylemem.
Benim namuslu gitarımın sesi
hem duygulu hem de haklıdır.
Dünyanın yüreğinden çıkar
bir güvercin gibi kanatlı
kutsal su gibi şefkatli,
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




çok güzel...
'Gitarın' ustası kim? Söyleyeceklerini, dile getireceklerini, Gitara anlatacak kim ya da kimler? İnsanoğlu yoksa sanat var mıdır?Kutluyorum şairimizi. Saygılarımla.
Pinochet'nin işkence evi 'Villa Grimaldi'yi yazmış ve sorgulamıştım:
'kimdin sen?/
acılar kuyusuna /
buğulu şarkılarıyla gömülen /
onlar kimdi?.../...' (N.Erlaçin)
Şili Santiago Stadyumunu da yazmalıydım. Zira Victor Jara orada acımasızca katledilenlerden biriydi. Kanımca hayat hikâyesini herkes okumalı.
Susturulan o gitarın sesi kulaklarımda kaldı.
Şair duygularını hissiyatını bir gitarın tellerinde dillendirmeye çalışmış... İyide etmiş güzel bir anlatım Tebrikler
insanla gitarın bu kadar yakınlığı olabilir mi elbette olur.Yazar , çok anlamlı bir karşılaştırma yaparak çekilen acılara rağmen, çok değerli mesajlar iletmiş.Değenini ile okudum.saygılarımla.
Gitarım ne zenginlerin gitarıdır,
ne de başka bir şeyin.
Şarkım bir yapı iskelesidir
eriştirir bizi yıldızlara.
Şarkım ne gelip geçici övgüler düzer
ne de başkalarına ün katar, /
TAKDİRE LAYIK BİR 'BİLDİRGE' .... :)
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta