Ellerimle yüreğimi eşeleyip,
içine gömdüm duygularımı.
Gözlerimde biriken gözyaşlarım,
sevgime inat yanaklarımdan değil,
yüreğime doğru süzülüp aktı.
Öyle birgün geldi ki,
Küçük yürek doğaüstünün günahkarlığa bulandığı
bir gergefte bulur kendini,
Olur şey değildi!
Zaman, küçük yüreğin sevdiklerini,
sevdiklerinin içinde kaybetmişti.
Geriye dönüp bakmak küçük yüreğin en büyük handikapıydı.
Gelip geçer herşey bir düş gibi
Kadınım çakır pençe,
Hayatımın tutkusu,
Zevklerimin en büyük kaynağı,
Sekiz katlı hayat yolunda
klavuzluk edersin bana.
Birbirine iç içe geçmiş
halkalardan oluşan hayatlar;
Kimi zengin kimi fakir yaşanan,
Kimi mutluluk saçan,
Kimi hüzün kokan hayatlar,
Kimi güç iktidarında saltanatlık süren,
Mimlenmiş hayatlarda
yitirmişiz özümüzü,
Gem vurulmuş düşüncelerimize,
Yürürken korkar olmuşuz,
kendi gölgemizden bile.
Aidiyet duygusundan yoksun,
El ayak çekilmiş,
Bedenler derin uykuda.
Ölü bir sessizlik, bürümüş geceyi.
Zaman geçip gitmek bilmiyor,
Uzun gecenin koynunda.
Arar oldum gündüzün neşesini,
Duyunca olduğum yere yığıldım,
Soluk alamıyorum...
İnanmıyorum duyduklarıma,
İnanamıyorum, inanamam da
Doğru olamaz!
Başım dönüyor, gözlerimi kapıyorum
Ben bir dostum,
yalnızların dünyasında.
Ben bir sevdayım,
acı çeken yüreklerde.
Ben bir umutum,
henüz yitirilmemiş canlarda.
Hesaplaşmalar içinde
mahsur kalmış hürriyetlerden,
tarih boyunca yükselen haykırışlar,
Sayısız yüzler geldi geçti
bu devri alemden,
Sayısız zihinlerin esrarengiz kıvrımlarında,
Yoğunlaşan duygu seline kapılır,
sürükleniriz zamanın zamansızlığında.
Birbirine riyazat eğleyen,
birbirini bütünleyen
biri dişi biri erkek iki varlığız bu alemde.
Yüzyüze geldiğimizde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!