Kalbimde acılar rutinmiş.
Anlasaydım, kesilmezdi nefesim.
Köşeyi döndüğüm her sokakta
denize açılan yollar olurdu.
Kasvete imrenmezdi hevesim.
Kayalar var önümde
Aşamayacağım kadar büyük kayalar
Her zamankinden de daha soğuk buralar
Oysa sıcak bir tebessüm damlıyordu dilimde
Güneş bana gülümsüyordu şu sıralar
Yedi göğüme kilit vuruldu, bilmez miyim?
Sanrılarım, hülyalarımın tiryakisi oldu.
Arafta bendime divan kurdu sayeler,
Yolumu aydınlatan içimdeki mumlar oldu.
Ben o yolu binbir adımla yürümez miyim?
Kıyametler ortasında gözüm sığındı gönlüne,
Turkuaz sabahlarında güneşin oldu mabedim.
Belki de bir füsun olmuşumdur nezdinde,
Belki de gamzelerinde son bulacaktır matemim.
Rıhtıma güller devrildi, renk getirdi şavkıma,
Ben kötülüğün efendisiyim
Bir gülü dalından koparıp da soldurmam
Sessiz bir lahzaya bakar
Ben vefasızlığın ta kendisiyim
Canmâna olan ne var ise
Söküp atmam,bir lahzaya bakar
Ey derûnum anlamadın mı güneşin küstüğünü
Payına sadece ıssız gecelerin düştüğünü
Gece kahrın ızdırabıyla bin ah çekip
Gündüz tenha sırların diyarına göçtüğünü
Anlamadın mı ey kalbim, sayfalarca heder olduğunu
Ben anlayamadım bu sedâlara niye sessiz olduğunu
Aydınlanamadım güneşimin bana küstüğüne.
Yörüngemde bahtımı güldürecek kuşlar öldü.
Adanmışlar mezarlığına gömdüm talihimi,
Toprak, talihimden daha beyaz göründü.
Feraset sarayıma akbabalar üşüşür,
Tazeydi gülşenimize ektiğim güller
Lakin soluyordular birer birer
Önce rüyaydı sizi yaşamak
Sonra kabusa döndü,döndük
Uyandık her taraf kan ter
Bir hengameyle yıkılmıştı bütün neferler
Ab-ı hayat bulayım sana narinim
Seni ipekten kumaşlara sarayım
Beni böyle yakıp gitme narinim
İstersen ömrümü ömrüne katayım
Hicranınla döner sonbaharım kışa
Okudum gözlerini,
ne yapsan nafile, silemezsin hüzünlerini.
Farkın kalmamış kanadı kırık bir serçeden,
ıssız bucaksız vadilerden farkın kalmamış.
Günlerce üşümüşsün de kaçamamışsın geceden,
dikelip kalan sözcüklerinden umut damlamış.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!