DOKUNMA BANA
Kaç geceyi sabaha kadar sırtımda taşıdım, bilmiyorsun.
Kaç kapının önünden kendimi içeri almadan geçtim,
Bir zamanlar seninle yaşlanmayı düşünürdüm;
şimdi aynı şehirde karşılaşmamak için yollarımı değiştiriyorum.
İnsan en çok da ömrünü verdiği yerden eli boş dönünce yoruluyormuş.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Dokunma Bana,
vedaları uzatmayı beceremem, biliyorsun.
Dokunma bana,
Gözlerime bakıp eski günlerden söz etmenin hiçbir faydası yok.
Yıllardır içimde susturduğum ne varsa
bir tek kelimene bakar;
Taşar da ikimizi birden önüne katıp götürür, tıpkı yağmurdan sonra gelen heyelan gibi.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Sen benim en tenha yerimde yanan kandilimdin.
Kimsenin bilmediği yaralarımı sana göstermiştim.
Dünya üzerime yürüdüğünde dönüp sana gelirdim;
çünkü insan herkesten kaçabilir de
yuvası bildiği yerden kaçmayı aklına getiremezmiş.
Ben seni yuva bilmiştim.
Oysa sen beni kapında bekleyen bir yabancıya çevirmişsin.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Dokunma bana,
Merhametine sığınacak değilim.
Dokunma bana,
Acıyarak uzatma ellerini.
Ben senin yokluğundan değil,
varlığının içinde yalnız kalmaktan çok yoruldum.
Şimdi gitmezsem kendime geç kalırım.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Bir serçenin ilk uçuşunda kanatlarına inanması gibi inandım ben sana.
Düşersem kaldırırsın sandım.
Bir çocuğun avucunda sakladığı o son şekeri koruması gibi
senden kalan küçücük bir ümidi yıllarca koynumda sakladım.
Meğer ben denizi beklerken
sen çoktan kıyıdan çekilmişsin.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Bu akşam ne adını yanıma alacağım
ne de ardımdan bıraktığın hatıraları.
Bazı vedalar kapıdan çıkmak değildir;
insanın içinde yıllardır açık duran
bir kapıyı kendi elleriyle kapatmasıdır.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Dokunma Bana,
Ben senin dizlerinin dibine çökemem asla.
Dokunma bana,
Bir daha kendimden vazgeçmem.
Yıllardır sana yetişmek için hep kendimden eksilttim;
şimdi ilk defa senden değil,
kendimi kaybetmekten çok korkuyorum.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
SEN Kİ…
Bir lokmayı ikiye bölüp yarısını önüne koyduğum.
Gece yarısı sesin titrese dünyayı karşıma alacağım.
Düştüğünde kaldırırım, hastalansan başında sabahlarım dediğim.
Sırtımı döndüğümde bile arkamdan vurmayacağına inandığım tek kişiydin ulan.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Söyle şimdi:
İnsan düşmanından gördüğüne dayanıyor da
dost bildiğinden gördüğünü nereye koyuyor?
Hangi kelime anlatıyor bunu?
Hangi yara, insanın güvendiği elden açılan kadar derine gidiyor?
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Dokunma bana, ellerim artık sana uzanmaz.
Dokunma bana, içimdeki köprüler çoktan yıkıldı.
Ben sana kızmaktan bile yoruldum;
çünkü bazı insanlar affedilmez değildir,
yalnızca insanın içinde eski yerlerine bir daha konulamaz.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Ben şimdi hayatı kitaplardan konuşmuyorum.
Kaldırımlarda bıraktığım ayak izlerinden biliyorum.
Düştüğüm yerleri, kalkarken tuttuğum duvarları,
cebimde son parayla yürüdüğüm o geceleri biliyorum.
Sen uzaktan bakıp beni birkaç cümleyle yargılarken
ben o cümlelerin bedelini yıllarımla ödedim.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
SEN?
Hiç benim gördüğümü gördün mü
Bir adamın kalabalığın ortasında nasıl yalnız kaldığını,
gururundan kimseye “Yetiş!” diyemediğini,
gece paramparça olup
sabah hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalktığını gördün mü?
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Dokunma Bana,
Ceketim geçmişimin tozuyla dolu.
Dokunma bana,
Yaralarımı yeniden saydırma bana.
Ben bunca yıl düşe kalka buraya geldim;
şimdi önümde küçücük bir yol kaldı,
onu da başım dik yürümek istiyorum.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Ey yüzüme gülüp arkamdan hesabımı tutanlar,
ey soframa oturup ekmeğime göz dikenler,
ey bir insan düşünce yanından kaçıp
ayağa kalktığında yeniden dost kesilenler…
Ey suskunluğumu korkaklık sananlar,
sabrımı yenilgi diye anlatanlar,
ben konuşmadım diye kendinizi haklı sayanlar;
sizlerde unutmayın:
Sessizlik her zaman boyun eğmek değildir.
Bazen insan konuşmaz;
çünkü söyleyeceği söz karşısındakinden büyüktür.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Dokunma Bana
Artık, yolumdan çekilin.
Dokunma bana,
Eski defterleri önüme sermeyin.
Yıllardır omzumda sizin yükünüzü taşıdım;
şimdi kim ne bıraktıysa aynen sahibine bırakıyorum.
Ne intikam istiyorum
ne dönüp arkamdan pişman olmanızı.
Ben yalnızca gidiyorum.
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Çünkü insan bazen herkesi affeder de
kendini ve harcadığı yılları affedemez.
Ve ben artık,
başkalarının hayat hikâyesinde figüran olmak için değil,
kendi ömrümün kalanını artık sadece kendimi önemseyerek,
**yani kendi hayat filmimde başrol olarak yaşamak için gidiyorum.**
Dokunma Bana
Tutuşur, ellerin yanarsın, dokuna bana
**DOKUNMA BANA**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
**Söz: Emir Ergin Koç**
Kayıt Tarihi : 19.09.2026 12:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




dilinize sağlık
beğeni ile okudum
TÜM YORUMLAR (1)