Ben Seni Hiç Üzer miyim Şiiri - Emre Ali ...

Emre Ali Türk
16

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Ben Seni Hiç Üzer miyim

Ne gözlerine dalıp gidebildim dakikalarca, nede ürkek dudaklarından bir “SENİ SEVİYORUM” sözcüğünü duyabildim. Bütün ömrümce duyduğum tüm güzel sözleri, dinlediğim en güzel şarkıları, işittiğim en içli kuş ötüşlerini, iki dudağının arasından çıkacak, iki sözcüğe değişirdim, inan bana!
Biz seninle, ne bir nisan günü bir parkın köşesinde; ne ter kokan bir sınıfın, gıcırdayan sıralarında ve nede bir akşam üstü, hafif çiseleyen bir yağmurun altında yan yana olamadık.
Aynı mahallede değildi evlerimiz. Ben hiç, akşamları evinizin önünden geçip, pencereye çıkmanı bekleyemedim. Sen, var olmayan bir evin, açılmayan penceresinin, asla aralayamadığın perdesinden baktın bana yıllar yılı.
Ben saatlerimi harcadım bu hayali evin önünde. Kaç gece sabahladım bilemezsin. Ne yağmurlar yedim iliklerime kadar, ne fırtınalar yıkmaya çalıştı ruhumu, ne yıldırımlar indi yüreğimin ta derinlerine.
Ve her gece sırılsıklam uzandım yatağıma.
Gece, ansızın tıklamak istedim kapını. “Kim acaba? ” diye gizemli duygulara boğmak istedim seni. Ve sen kapıyı açtığında bir kapı daha görecektin bende. Hırsla açmaya başlayacaktın bir biri arkasına sıralanmış gizem kapılarını. Sonra çıldıracaktın, sonra haykıracaktın; “NERDESİN? ! ” diye. Ve kırıp dökecektin her şeyi. Ne ayna koyacaktın evde, nede üstüne, adımı yazacağın buğulu bir cam. Sonra yıkılacaktı duvarlar, göçecekti ruhunun yıkılmaz sandığın binası. Ne kapılar kalacaktı ruhunda, nede açılmamış bir perde. Harabeyi andıracaktın bir an. Ardından ağlamaya başlayacaktın, hem de hıçkıra hıçkıra. Sonra aşkım bir “el” olacaktı, uzanıp silecekti gözyaşlarını. Sonra koyacaktın başını dizlerime, sonra aşkım yine bir “el” olacaktı, saçlarında gezinen.
Fakat ne kapını tıklamaya mecalim oldu benim, nede senin kapıları açmaya cesaretin.
Dedim ya, aynı mahallede değildi evlerimiz.
Alıp götüremedim seni uzaklara. Kaçıramadım yabancı bakışlardan seni. Haddim olmadığını düşündüğün bir kıskançlıktı belki bendeki. Oysa ben haddimi çoktan aşmış, sana bakan gözler karşısında erimiştim gün be gün. Her an yanında olmayı istedim. Bir gölge gibi takip edip, korumak istedim seni.
Fakat, dedim ya, biz seninle asla yan yana olamadık.
Düşlerime taşıdım seni. Gündüzleri hayalinle yetinemedim, affet beni! Düşlerimi seninle süsledim. Bir tek düşlerimde söyleyebildim “SEVDİĞİMİ”. Sen hiç şaşırmıyordun sevdiğime. Ve akşam olmuyordu düşlerimde, sen silinip gitmiyordun bir hayal gibi. Ve düşlerimde, ardından baka kalan gözlerim olmuyordu benim.
Üzülürsün diye söylemedim sevdiğimi, söyleyemedim. Seni tam kazanmışken, kaybetme korkusu sardı tüm benliğimi. Oysa neler yapmazdım, senin ağzından “SENİ SEVİYORUM” sözcüğünü duymak için.
Ah gülüm!
Ne olurdu şu an tam arkamda olsaydın, asla dalıp gidemediğim o gözlerinle, görseydin klavyeye dökülen göz yaşlarımı.
Neler yapmazdım ki beni sevdiğini söylesen. Kapını tıklamaya dahi mecalim yokken, belki bir aslan kesilirdim. Ve tüm şehre
haykırırdım seni sevdiğimi. Sonra yakardım bu şehri bir uçtan bir uca.
İşte o zaman belki bir kartal olurdum. Alıp seni yıldızlara uçururdum. Yıldızları toplardık gökyüzünden. Sevgimizi yazardık topladığımız yıldızlarla. Sonra dönüp de yeryüzüne, gülerdik sevmeyi bilmeyen insanlara.
Korkuyorum gülüm.
Yıldızlarla yazmayı düşündüğüm aşkımı, mezar taşıma kazıtmaktan korkuyorum. Tüm şehre haykırmayı istediğim aşkımı, kulağına dahi fısıldayamamaktan korkuyorum.
Seni üzmekten korkuyorum açıkçası. Aşkımı taşıyamayacağından korkuyorum.
Fakat sen korkma olur mu? ! Ben seni böyle de severim. Belki utangaç bakışlarımdan anlarsın da, dudaklarımdan asla duyamazsın sevdiğimi. Aşkından harabeye dönsem de, dik durmaya çalışırım karşında. Asla anlamazlar seni sevdiğimi. Gözlerimde çürütsem de, ruhumda ilahlaştırırım seni.
Korkma! Asla söyleyemem seni sevdiğimi! Seni ağlatabilir miyim ben. Gözyaşlarına dayanabilir miyim sanıyorsun. Bilirim, üzülürsün sevdiğimi öğrenince.
Ah gülüm!
Ben seni hiç üzmek ister miyim? !

İşte oturdum sana bişeyler yazmak için masama;

Elimde bazen gitgellerden bıkan, bazen de parmaklarımı özleyen kalemim, ve üzerine seni yazmamı bekleyen kağıdım;
Hani diyorsun ya ‘’ Bana bir şeyler yaz, yaz ki onu her okuyuşumda seni hatırlayım senden bir şeyler olsun bana o yazı’’ işte seni kırmayıp yazıyorum niye kırmayım dedim biliyor musun çünkü seni çok kırdığımı biliyorum, ve bu seferlik seni üzmeyeceğim diyorum işte bu sözler sana dinle ey sevgili;

Biliyor musun ya da tahmin edebiliyor musun seni ne kadar sevdiğimi? Eminim bilmiyorsun ya da sözlerime inanmıyorsun ve aşkını tek taraflı yaşadığını düşünüyorsun. İşte benim sana olan cevabım; sana olan hislerimi bende bilmiyorum,
Bildiğim bir şeyler varsa tüm anımın senle dolduğu sensiz bırak dakikaları saniyelerin bile geçmediği ve seni sürekli özlediğimi biliyorum. Derlerdi de inanmazdım ‘’onlayken bile onu özlüyorum ‘’ sözüne galiba bu seferde bana inanmayacaklar çünkü artık bende bu sözü söylüyorum ‘’seni senleyken bile çok özlüyorum gülüm’’
Nedir bu? Aşk? Sevgi? Bağlılık? ya da vs...
Bence hepsini içinde bulunduran ismi henüz koyulmamış bir duygu. Ama ben çok zaman yaptığım gibi yine bir ukalalık yapıyorum ve bu duyguyu en azından benim sana olan duyguyu isimlendirdim. -Sensizlik korkusu, seni gün gelip de kaybetme korkusu-
Senleyken seni nasıl özlüyorsam ve bedenimin, beynimin ve kalbimin tek sahibi sen olduğuna adım gibi eminsem bir tek şeye daha eminim beni yiyip bitiren her geçen gün içten içe öldüren bir gün senden ayrılacağım gerçeği.
Bu gerçekle yaşamak inan beni kahrediyor.
İşte bu gerçek beni korkuttuğu gibi eminim ki seni de korkutuyor.
Ve seni bu korkuyla yaşattığımı bildiğim için kendimden nefret etmeme neden oluyor.
Her yalnız kaldığımda seni düşünüp kendime isyan ederim. Sevmediğim sözlerin başında olan o mantıksız o anlamsız cümleyi ‘’ Keşke’’ yi sende kullanırım.
Keşke görmemiş, keşke tanımamış, keşke sevmemiş olsaydım derim ve en büyük keşkem de keşke sana söylememiş olsaydım sana olan duygularımı oluyor.
Şuan hayalin karşımda bana bakıyor, gözlerin o ışıl ışıl gözlerin gülüşün o sıcak gülüşün masumiyetin yüzün kısaca beni sana aşık eden sen
Biliyor musun bunları yazarken bir şeyler kafamda kesinleşti Sen asla benim olamayacaksın. Şuan içimde akıp giden bir şeyler var ve sanki her damlasında senden bir şeyler alıp gidiyor.
Yazdığım her satırda seni kaybetme anımın yaklaştığını hissediyorum.

SENSİZLİK İNAN ÇOK ZOR BE GÜLÜM

İşte Bitti sevin, ey vuslat gözlüm sevin...
Sevinsinler bizi istemeyenler, ama şunu bil ki sen gerçekten çok farklıydın benim için gerçekten sevmiştim seni hem de çok taparcasına sevmiştim seni. İnanmıyorum senle bu hale düştüğüme sen ayrı ben ayrı. Demek gerçekmiş korkularım demek gerçekmiş ayrılışımız, ama ne olursa olsun neler dönerse dönsün neler söylenirse söylensin ben seni sevdim, seveceğim ve hiçbir zaman unutmayacağım. Hiçbir şey seni asla unutmama neden olamayacak. Kalbimin en hücra köşesinde de olsan yaşacaksın filizlenmesen de kurumayacaksın. Unutulmayacaksın.
Duyarsan ki bir gün seni sevmediğimi sakın ha sakın inanmayasın çünkü ben seni aklına gelmeyecek kadar çok sevdim.
Sen asla o gidenler gibi olmayacaksın benim için, beni bu hale getirdin ya yinede canın sağ olsun be gülüm.
Sana asla kötü söyleyip isyan edip beddua etmeyeceğim. Sen benim için hep iyi, hep güzel, hep sevilecek, hiç unutulmayacak birisi olarak kalacaksın.
Dağlara düşen her karda beni hatırla. Nerden çıktı bu deme! unutma ki en sıcak yaz günlerinde bile yükseklerde kar hiçbir zaman erimez. Alçaklarda güneşin sıcağına dayanamayıp eriyip kaybolsa da en tepede en yüce de hiçbir zaman erimez. Sen benim kalbimin her zaman görülmeyen en tepesinde kalacaksın ve dünyanın en sıcak güneşi bile senin ve sevginin erimesine gücü yetmeyecek.
Biliyorduk zaten başlarken biteceğini, bile bile attık kendimizi sonu olmayan bu hazin yola, ben o yolda sen olmasan da yürüyeceğim senin için olmasa da sana olan sevgim için yürüyeceğim.Sen mutlu ol sen iyi, sen dik ol ve ben bunu görmesem de duyayım bu yeter bana ama bir gün gerçekten düşersen bütün benliğimle yanında olurum, yeter ki biliyorum aklında olmayacağım ama aklına gelirde beni düşünürsen gel demen yeterli olacak yeminle söylüyorum nerde ve ne şekilde olursam olayım koşup gelirim sana.
Yüreğime sensiz geçen her gün için bir çizik çekeceğim ve bu çizik yüreğimi günden güne yaralayacak biliyorum. Ama o çiziğin verdiği her acıda seni biraz daha fazla hatırlayıp biraz daha anlayacağım. o sensiz uzaklarda...
Zaman geçse de sensiz geçen her an bana acı verse de seni sensiz yaşamayı öğreneceğim.
Damar nasıl kansız, bebe nasıl anasız, yarınlar nasıl umutsuz olmazsa biliyorum ben de sensiz olamayacağım. Nereye kadar gider nasıl dayanırım bilmiyorum ama birileri için dayanacağım. Birilerinin mutluluğu için ayakta kalacağım. İnan o birileri olmasa şimdi ben de yoktum. Gitmiştim bu fani dünyadan kavuşmuştum bir an önce sevdiklerime ama o birileri bana ve yaşamama ihtiyaçları var ömrümün genelde çoğunu hep birileri için yaşadım ilk kez kendim için bir şeyler yapıyordum ama demek ki kendim için bir şeyler yapma zamanı hala gelmemiş ve görünüyor ki hiç gelmeyecekte ama yine de zoruma gitmiyor. Senle geçen birkaç gün inan benim için yeterli, En azından artık benim de bazen dalıp dalıp uzaklara gideceğim birileri var. Bunları buraya rahatça yazabiliyorum. Çünkü artık bunları okuma şansın yok. Sana olan hislerimi bilme şansın yok. Sadece ara sıra açıp bakacak tek kişi var oda benim. Belki hiç inanmadın seni sevdiğime, ve seviyorum derken içten içe alay ettin, belki de inandın sende sevdin Ne olursa olsun hakkımda ne düşünürsen düşün ben SENİ SEVİYORUM ve seveceğim ve sana olan bu sevgim den hep gurur duyacağım. Bak bağırarak söylüyorum duyamıyorsun dimi Duy ey vuslat gözlüm aslında duymanda çözüm olmayacak ama yinede duy SENİ ÇOK SEVİYORUM.
Bir daha gelemeyeceksin yanıma, bir daha sinirlenmeyeceksin kötü konuştuğuma, bir daha kızmayacaksın anlamsız gıcık bakışlarıma, bir daha tutmayacaksın ellerimi, bir daha seni seviyorum diyemeyeceksin, bir daha duyamayacaksın seni sevdiğimi, bir daha rahatsız olmayacaksın sana gelişimden, bir daha kaçamak yapıp koşamayacaksın bana, bunları düşünüp bunları yazarken içten içe ağlasam da gözlerim dolsa da göremeyeceksin beni. Bir daha hadi yaz hadi bitir bana mektubunu diyemeyeceksin aslında hani peki bitireyim desem de bu mektup bitmez ki çünkü bu mektup ancak ben ölünce bitecek. Yaşadığım sürece hep bir şeyler yazacağım bu sayfaya hep seni yazacağım hep seni hep seni yalnızca seni.
Yalan olduk ha...
Canın sağ olsun be canın sağ olsun
Yalan da olsa sonu hazinde olsa sevdim seni bir kere...
Hani sana demiştim ya seni bir başkasıyla görmek beni üzer diye artık üzmez buna emin ol ama inşallah o birileri seni gerçekten sever ve benim gibi asla üzmez. Sana temiz yüreğine umarım layık olur. Seni mutlu görmek yeter de artar bana. Hep Mutlu olursun inşallah.
Umarım bundan sonraki hayatında aşka giden yollarında ne bir mani ne bir engel olur sevdiğinde umarım aşk giden yolların kapanmaz.

SENİ ÇOK ÖZLEDİM ÇOK YALNIZIM BEN

Emre Ali Türk
Kayıt Tarihi : 24.5.2003 20:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bilmiyorum okuyormusun bunu hiç, sana yazıldığını biliyormusun ya da:-(

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Yazının sonu gün gelir birbirlerini tanımazlar mı olur acaba?

    Cevap Yaz
  • Emreali Türk
    Emreali Türk

    teşekkür ederim arkadaşlar yorumlarınız için

    Cevap Yaz
  • Elif Hallaç
    Elif Hallaç

    bence bu şiirde şair kıza çok yüklenmiş olaya tek taraflı bakmış belki kızda çok seviyordur çocuğu ama alay edileceğinden,denizdeki kayıktan,gururundan söylemiyordur içinde saklıyordur.

    Cevap Yaz
  • Elif Hallaç
    Elif Hallaç

    bence bu şiirde şair kıza çok yüklenmiş olaya tek taraflı bakmış belki kızda çok seviyordur çocuğu ama alay edileceğinden,denizdeki kayıktan,gururundan söylemiyordur içinde saklıyordur.

    Cevap Yaz
  • Zehra Yılmaz
    Zehra Yılmaz

    Yazının ' İşte oturdum sana bişeyler yazmak için masama; ' kısmına kadar olan bölümü yani ilk bölüm gerçekten çok güzel ve edebi bu ilk bölümü okurken yazının akıcılığına ve uslubuna hayran kaldım ve aslında gerçekte var olmayan bir insanı bir hayali anlatıyor gibiydi bu yüzden çok etkilyici ve sürükleyiciydi buraya kadar sizi ve kaleminizi gerçketen takdir ediyorum lakin diğer bölümler sadece bi kişinin yazarın demiyorum bir şahsın içini döktüğü yazılar hatıralar gibiydi giriş gelişme ve sonuç bölümlerinin bu denli farklı olmasına üzüldüm oysa ki harika bir yazı çıkabilirdi ortaya yine emek verilen herşey kutsaldır.Zaten öylesine yazdığınızı tanıtım yazınızda da belirtmişsiniz.Bu yüzden eleştirmek biraz saçma oldu ama tutamadım kendimi.Yüreğinize emeğinize sağlık efendim.Maraştan sevgiler ayrıca.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (6)

Emre Ali Türk