Bu nasıl eziyet hiç böyle yara
Yaksan beni kül eylesen severim
Çiğneyip bedenim çekseler dara
Param parça yol eylesen severim
İnsanı insandan taşı bir taştan
Bir güzeli gördüm çeşme başında
Boyu servi boylu fidana benzer
Gönül dağlarımda aşk ataşında
Sarılıp koynumda yatana benzer
Ne Leyla ne Şirin ne Aslı gibi
Araştırma Genel Müdürlüğü’ne
Kültürel mirasçı, olmaya geldim.
Destan türkü yazıp yer bulmak için,
Gönülden gönüle, dolmaya geldim.
KÜRDÜN KIZI
Yüzü pak güneşten yüzü
Kıskandırır gül nergisi
Baldan tatlı her bir sözü
Kürdün kızı kürdün kızı
Hakikatin sırrına ne akıl ne sır erdi
Ağustos yaz ayımı kışa çevirme gülüm
Tarif etsem edemem içimdeki bu ferdi
İsmini sayıklarım gelse de senle ölüm
Ceylan gibi bakışın bir kuytu yerde kalır
Yağmurlu bir gündü esen kış boran
Bir sabah gelmiştin hatırlar mısın?
Şimdi bir el gibi uzakta duran
Söyle ne demiştin hatırlar mısın?
Bir Lokmayı bile bölüp paylaştık
Hayat aslında bana birçok şeyi öğretti
Ya sevip sevmemeyi, ya sevip ağlamayı
Kopan bir fırtınadan dökülen damla yaştan
Kadere boyun eğip, karalar bağlamayı
Oysa hayat çok güzel derdi Dedemle ninem
Yorulsan bu yolda durmaz koşarsın
Dağ bayır düzünden hizmetli gardaş
Bu nedir bu telaş nasıl yaşarsın
Okunur yüzünden hizmetli gardaş
Ne gündüzün belli nede bir gecen
Efkârlandım yine hoş değil gönlüm
Bilmem ki bu yara yol nere çıkar
Hastane, hastane dolaştım döndüm
Her gelen bir serum bir iğne takar
Can beden ruhumda oldu kap kara
HOŞGELDİN FATMA HAZAL BEBEK
(Allahim nazardan korusun saglikli sihhatli ömür versin inşallah)
Bahtın açık olsun yureginde pak
Bir olup Ailenle billur gibi ak
Hz.Fatma'nın Haķk yoluna bak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!