Sarmış dört yanımı yangın duvarı
Kış boran esiyor yaz etmesinler
Bir başka diyara giden bulvarı
Dönülmez yollarda naz etmesinler
Bin bir sitem ile geçti çağlarım
Bir sabah gün doğmadan ayrılıp yola çıktın
Sen yoksun buralarda kim bakar Nazım Baba
Buruk bir tebessümle çatık kaşların yıktın
Haşmetli sohbetinden bal akar Nazım Baba
Sivas'tan İstanbul'a sonsuza bilet aldın
Hele bir düşün bak gözümün nuru
Aşkı, itikat’ı sana kim verdi
Sevmekle bozulmaz aşkın gururu
Şiveyi kırat-ı sana kim verdi
Bitmeden sermayen kist’i kar'ı bil
SEVAL KIZIMA
Gökyüzünde hilal'e benziyor kara kaşı
Enes ile Efe'nin Eymen'in asil başı
Sofrasından eksilmez çorbası sıcak aşı
Yüzlerinde gül açar güneş açar Seval'in
KIZIM SEVGI'YE
Kaybolur düşlerinde açılır perde perde
O güzel yüregini Mevlam salmasın derde
Dogdugu topraklara, gözün açtıgı yerde
Gurbet elden sılaya selam salıyor Sevgi
KIZIM SÜHEYLA 'YA
Gülerken gül yüzünde bin bir çiçek açıyor
Hakka olan inancı hakıkaten yaşıyor
Doğruluk dersen onda nehir gibi taşıyor
Yüreğindeki Sevda bir başka Süheyla'nın
Bu vatan uğrunda dökülen kanlar,
Sözde bir muktedir olanlar anlar.
Vurulup alnından şehit yatanlar,
Dilde destan olur, mısrada beyit
Tarihe ismini yazdıran Seyit.
İçten içe yansan da dost kıymeti bilmezler
Sevmeyi bilmeyenler sevilip sevilmezler
Hele bir yokluğa düş Allah kulu demezler
Allah affetsin amma ben affetmez yakarım
Hiçbir şeyin hesabı kitabını sormadan
KORONAYMIŞ
Virüs sardı her bir yanı
Adı konulmamış tanı
Tıp nerede bilim hanı
Kaçmaya mecalim yoktur
Ey benim al yazmalım kara sevdalı gelin
Ceylan bakışlı kız!
Seni gökyüzünde mat bir buluttan,
Doğan güneşten ay'dan kıskanırım ben.
Kâbus gibi gelip çöken geceden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!