Bir baykuş gibiydim senin karşında.
Geceleri gören gözlerim; bir seninle kör oluyordu.
Prangalar vuruluyordu gözlerimin günışığına.
Yitik bir şehrin lambaları patlamış sokaklarında;
Şimdi gökkuşağının idam sehpasını tekmeliyor yalnızlıklarım.
Yalnızlıklarım maktulün kan çanağı gözlerindeki miras kırmızıyı ellerime bulamış.
Ben soluksuz tek nefeste boyamışım kendi dünyamı enine boyuna.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta