Demetevler akşamı
Eski apartmanların boşluğunda asılı.
Merdiven diplerine çöken kömür kokusu,
Camlarda titreşen soğuk televizyon ışıkları,
Uzaktan geçen belediye otobüslerinin
Metal yorgunluğu.
Çakır ayaz—
Nam salarak iner kente.
Kızılay kalabalığından taşan uğultu
Sürüklenirken caddelerin esmer yüzünde
Aynı anda bulanır gece
Simit susamına, mazota, yağmura.
Bir büfenin floresanında bekleşen çocuklar,
Ceplerine ellerini gömmüş işçiler,
Son dolmuşa yetişen nefes nefese kadınlar;
Herkeste bir eksiklik, umumi telaş.
Sonra kırık bir lunapark sesi gelir
Gençlik Parkı yönünden.
Paslı dönme dolapların arasından
Bir an görünür yıpranmış yüzü—
Çocukluğun.
Başa gelen efkâr—
Başa gelen kent.
Yollarında son otobüs uğuldarken
Ayazı bölüşür parklarda evsizler.
Duraktakilerin yüzünde biraz daha eskir
Başkentin gecesi.
Sonra bir dönme dolap
Kıpırdamadan yerinden
Bütün geceyi
Çevirir durur içimde.
Kayıt Tarihi : 17.05.2026 16:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!