Ne çok söyleyeceklerim varken
Sustum sensizliğe
Sustukça içimden sövdüm
Gelmişine geçmişine aşkın
İçim yandı suratı yoktu sensizliğin
En kuytusuna gizledim ceplerimin
Bir şehir var içimde
Şehrin içinde yoksunluğun
Uzaklardan rüzgârlar esiyor
Kokun burnumun direğini sızlatırken
Ağaçlar diyorum güzel ağaçlar
sadece bir şarkı
kulaklarına geçit veren
kokusunu yayan çiçekler
şimdi hüzün boyalı
boşa giden onca saatlerden
Geri dönüşü yoktu gidişinin
Dalından düşen yapraklar misali
Gidişinle sadece gittin kelimesi içine sığdın
Gittin kendinden ve birçok şeyden geçerek
Özgür kalması gereken ellerin tutsaklığımdır
Gitmek gidememek
Arasına sıkışıp kalırsın
Duyguların öfkeni bastırır
Sürdürmek
Anlamsız gelmiş olsa bile
Zafiyetlerin seni duraksatır
Ne güzel yazardım
Şiir gibi olurdu
Başköşeye geçip kurulur
Davet beklemezsizin
Öylece bakar göz süzer
Öyle güzel bakma bana
Pek masum değilim
Usulca sokulabilirsin yanıma
Usulca dokunabilirsin
Masum değilim ama
Sevebilirim seni uyarması benden
Bedenimin yorgunluğu kayıp
Sürgün yemiş gecelerden
Tut getir sabahın ışıklarını
Olmadı gözlerini bırak buralarda
Aydınlığım ol
Gittin
Sadece gittin demek sığmıyor yazılanlara
Gittiğinle gittim kendimden
Sahi kendimdeyken
Sende nasıl kalmış bir yanım
I.
yollar, yol aldıkça tükenir
adımları geriye sayıyor
küf tutan akşamları
şiirlere meze oluyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!