bir fesleğene bakıyorum, ciğerimin fonksiyonlarını bana hatırlatan, huzur kokulu fesleğene.
bir kuru yaprağa bakıyorum, defalarca kez ezilmiş, savrulmuş kuru yaprağa.
kuru yaprak anlamış misyonunu bırakmış kendini, hızlı ya da yavaş mevsimsel yok oluşunu bekliyor.
fesleğen ise açmış kendini ta tavana kadar "tutacağım sonsuzu" diyor, itiraz ediyor "ben bu yüzden gelmedim buraya" diyor demesine ama nafile...
kuru yaprak son ana kadar fesleğen koklayamıyor, uğraşmıyor sonsuzla, nefesinin tadını alamadan uzun süredir beklediği ölüme kavuşuyor.
fesleğen inkârını bırakmıyor son nefesine kadar. hep inkâr ediyor, hissetmeye çalışıyor kokusunun tadını, çürümeden birkaç saniye önceye kadar dahi.
yaprak mı doğru yaptı yoksa fesleğen mi diye bakıyorum, bilemiyorum ve boğuluyorum... hangi sebep, hangi sonuç doğru olan idi?
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik
Ümidine razıydık
Hiçbirini bulamadık
Kendimize hüzünler icadettik




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta