Bir sazım var aldığımda elime,
Yokluğunda çalamam ki ay yüzlüm.
Doladımmı seni gönül telime,
Birkaç günde salamam ki ay yüzlüm.
Gecede daraldım pencere açtım,
Dışarda daraldım şehirden kaçtım,
..
İnsanlar sanal alemde yaşıyor,
Şimdiki nesil değişti ay balam.
Sonu meçhul olan yere koşuyor,
Bilmem ki nasıl değişti ay balam?
Tikiler ile tavuklar barıştı,
Kaplumbağa ile tavşan yarıştı.
..
İsteyirem çıxam dağa,
Apar meni ay ağ atım.
Dağdan baxam yaşıl bağa,
Apar meni ay ağ atım.
Köçüb gedib bahar burdan,
Gedib Nebi,Nigar burdan,
..
Ey gönlümün güzeli, sevdamın hasreti,
Günler geçmez oldu, artık seni görmeyeli,
Nerde kaldın günlerdir çıkmaz oldu sedan,
Ay yüzlüm güzel sözlüm yakan gözlüm…..
Özlemini çekiyorum güzel sohbetlerinin,
Sana seni çok sevdiğimi söyleyemedim,
..
Gecemde kal ey melek ay ışığı vuruyor gül yüzüne
Huriler çiçek ellerine şiirler yazıyor ay ışığında
..
Şev tev çûye îdî ma tu hew tê lo
Ez ranazim, kengî bê te xew tê lo
Xanî bûye zindan tê de ranazim
Ta sipîdê qîr û nal û tew tê lo
Te j’min dil bir carek mi j’ter nego na,
Te rû kul kir carek mi j‘ter nego na
..
Can dedim ki can diyesen
Ne dedim ki inciyesen
Getme getme dayan yandım ay aman
Senin derdin beni ay kız öldürür inan
Ne tez geldin ne tez gettin
..
Hicranınla aylar olmakta asır.
İnleyen kalbimde oluştu nasır.
Vuslatın simurgun al kanadında,
Burdadır marifet işte büyük sır.
Çok beklettin yakında gel ay balam!
Menekşeler takında gel ay balam!
..
gamzeleri olsun geceleri ay doğsun düşüne
balıklar yüzsün içinde karıncalar su içsin
bir dağdan kopsun sularıyla çoğalsın
kim susamışsa aksın onun ağzına kalbine
her sabah yüzünü yıkasın çocukların
kırlardan geçsin sümbüllerle uğrasın
çöllere uğrasın vaha olsun aşkın tubası
..
Ay nazenin derdin menim canımı
Az galıb incelde ay üze üze
Alıbsan elimden din imanımı
Müştag eyleyibsen ay üze üze
Yar meskenim astanadı derdi mi
Kamil bağban gül ü bağın derdi mi
..
Ya sen değişirsin, ya bu iş olmaz demiş, Ay, Güneşe
Güneş çıkınca Ay, Ay çıkınca Güneş gizleniyormuş!
Bu yüzden bir türlü gelemiyormuş iki sevgili bir araya
Çaresini sormuşlar, her şeyi eksiksiz bilen İnsandan,
İnsanın nefsine kalsa bu işin cevabı kızarmış ikisine de
Aya dönmüş, şanslıyız Güneş sayenizde bizleri ısıtıyor
İyi ki varsınız demiş Güneşe, sayenizde ay geceyi aydınlatıyor.
..
Tüm ömrümü, tüm çağları
Veriyorum ay bakışlım
Ferhat gibi bu dağları
Deliyorum ay bakışlım
Hem baharla hem de yazla
Şirindeki cilve nazla
..
Uzak durup öyle bakma yüzüme
Sancı tutar kalbim yanar ay yüzlüm
Tuzak kurup bir ok atma özüme
Avcı duyar pusu kurar ay yüzlüm
İmkansızı bırak yoksa imkanı
Ateşten korkma hiç yoksa dumanı
..
reklamlar da önce Türk bayrağını kullananlar, şimdi de bayrak yerine bayrağımız üzerindeki ay yıldızı kaldırmışlar "bayrak inmez - millet bölünmez" diye bir yazı koymuşlar. bu durum Türk bayrağına hakaret içermenin ötesinde bir altta toplum da kanunlar çerçevesinde hakimlerin vermiş olduğu bir kararın nasıl yol sayılabileceğinin de önü açılmış olmaktadır. bunu geçelim, geçelim de buradaki mizansen Türk bayrağını ve de Türk bayrağı üzerinde bulunan ay yıldızı al renkli bayrak şeklindeki o adı ne denecekse ondan kaldırmanın Türkiye dışında diğer taraflar tarafından nasıl algılanacağı hiç hesaba katılmıyor mu? demezler mi bayraklarıyla alay eden bir millet diye. bir zamanlar Türk bayrağının üzerine eroin şırıngası resmini koyanlar (almanya) şimdi bu asil bayrağı nasıl karikatörize edeceklerini düşünüyor olsalar gerek.
bu kutsal milletin kutsal değerlerini, böylesi ayaklar altına alanlar, "milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım" diyenler demek ki ayaklarının altına sadece milliyetçiliği almamışlar. "Bakara makara" diyenler aynı zamanda dindar gibi görünüp, meğer kutsal dinimizi de ayakları altına almışlar. elbette ki bu devran böyle dönmeyecek.
yüce ALLAH zamanı geldiğinde onlara çarpacağı gibi çarpacaktır.
cumhurbaşkanı denen zat, önüne gelen kanunsuz ve hukuksuz güya adı yasa olan yasaları onaylamaktan geri durmazken, ara sıra bir de milletin havasını güya alıyormuş gibi entresan laflar eder. bu zat sanki cumhurbaşkanı değilde hükümetin payandası gibi durmaktadır. onun şeklen ve fiilen bir işlevi kalmadığından güya hükümetin "baş çalanın" yasaklattığı twit denen şeyi, hükümetin yasaklatma kararına rağmen delip tweit atması,çok ilginç. zaten bunların ağa babaları turgut özal da bu tür delme işleriye meşgul değil mi idi? aslında bunlar "delici" demek daha doğru olsa gerek. çünkü bunların delmediği, delik deşik etmediği hiç bir değer kalmadı. kalmamakta. adam ben "başbakanım" diyor. diyor da nasıl başbakan olduğunu unutuyor. ki bu yüzden "ananı da al git" diyor, "namussuz" diyor, "alçak, şerefsiz" diyor. bu ve bunlar gibi bir çok cümleyi kime ve de kimlere diyor. bu lafları bu ülkenin yurttaşlarına söylüyor. yani Türk halkına söylüyor. bu bir cesaret mi, bu bir meydan okuma mı? yoksa bir hastanın hezeyanları mı?
bayrağın şeklini daha doğrusu barağın üzerinde bulunan ay yıldızın kaldırılması artık katlanılacak bir şey değildir. çünkü bu durum ne hastalıkla ne de hezeyanlarla açıklana bilinir. bu durum Türk toplumunun değer yargılarını sıfırlamanın ötesinde, mazisi büyük kahramanlıklar, acılar, sevinçlerle dolu olan bayrağımızın simgesel onurunu da yok etmektedir. bu, bu zaman diliminde yaşayanları ilgilendirmenin ötesinde, geçmiş zamanlardan da bize miras olarak kalmış olan bir değeri geleceğe taşırken geçmişi lekelemeden ve de kirletmeden geleceğe taşıma gerçeğini yok edemez. işte bu nedenle bayrağımıza yayılan bu "ay yıldız" yok edilişini kabullenmek mümkün değildir.
aslında istiklal marşının yazarı bunlara istiklal marşının bu şekilde kullanılmasına izin verir miydi. istiklal marşının yazılmasına, ve de istiklal savaşını yapanlar, bu konuda emeği geçenler bu zatlara hem istiklal marşını hemde Türk bayrağını bu şekilde kullanmaya izin verirler miydi. bunlar bu işleri elbette bilerek ve de isteyerek yapıyorlar. unuttukları çok önemli bir detay var o da " biz bu yola kefenimiz giyerek çıktık" diyorlar. onlar kefenin ne olduğunu belli ki bilmiyorlar. kefen bir kere giyilmez, giydirilir. onlar bilsinler ki bu cumhuriyetin değerleri milyonlarca şehitlerin, gazilerin kanlarıyla değer haline gelmiştir. onlar, güya giyindiklerini söyledikleri kiri lekeli kefeni bulacaklarından eminler mi? Allah bunlara bu gibi işbirlikçi hainlere kefen bile nasip etmez. onları her ortamda adını andıkları hainlerin çoğu bu dünyadan kefeni bırakın yurtsuz olarak ayrılmak zorunda kaldı.
..
AKŞAM OLDU AY GÖRÜNDÜ
Akşam oldu ay göründü semada
Ay yükseldi dolunayca parlıyor,
Sular durgun şavkı vurdu havada
Alev oldu, ateş oldu yanıyor.
..
Rahmetli babaannem çok sağlıklı bir insandı zamanında. Sekiz on yaşlarında namaza başlamış ve de ömrünün sonuna kadar; son bir iki senesi hariç beş vakit namazını kılmıştır. Dedem rahmetli, biz doğmadan çok seneler önce vefat etmiş, biz görmedik.
Bizim apartman üç katlı aile apartmanı, bu sebeple zırt pırt birbirimize girer çıkarız. Babannem de sıra ile birer ay üç oğlunda kalır. Bir ay biz de, bir ay küçük amcam da, bir ay büyük amcamlarda...
Arada anlatır durur bize eskileri, eski günleri; bazen hafif gözleri nemlenir, bazen iç çeker inceden. Kendi düğününü anlatmış bize, çocuklarına torunlarına zamanında. Küçük amcam da, ben de kafaya not etmişiz, düğünün nasıl yapıldığını, neler olduğunu, nasıl olayların geliştiğini...
..
Gecede ay
Gecede parlıyor ay
Vuruyor cama
Ya olmasa arada cam
Ben,gece ve ay
Kaplıyor içimi
..
Ay ışığı görünce gözbebeklerim büyür;
Ay ışığı önünde gölgem zamana yürür.
Ay karanlık gecede ne hainlikler vardır;
Ay'ı sevmeyenlerin yürekleri çok dardır.
Bayrağımızda bile onu görürsün her dem;
..
öyle gece ki
maviye çalar sonra
ay ışığıyla
gülücük dolu
gece serine dalar
ay bile uyur
..
ay bağıma vurunca...
ayna tuttum camına...
yar perdeyi açınca...
şavkı vurdu canıma...
yârim...yârim ay yârim...
aç perdeyi gül yârim...
..



