Aşını paylaşmayan el aşına yavan der.
Bol yalanlı sohbete, Yörükler gasavan der.
Çok eski zamanlarda, internet, medya yokken,
Avarelik zirvede, halkın zamanı çokken
Arada bir gasavan yarışı yapılırmış,
Bazıları hayale ziyade kapılırmış.
Yarışlarda favori, meşhur Cerrah Hüseyin,
Birini nakledeyim, okuyun ve dinleyin.:
Küçük Sorgun'a gelmiş Cerrah ağa atıyla,
Gasavan vücut bulmuş Cerrah'ımın zâtıyla.
Cerrahı gören gençler etrafı çevirmişler,
Daha attan inmeden, dibine dek girmişler.
"- Emmî, yere basmadan, iki gasavanın salla,
Gözümüz yolda kaldı, neşesiz kaldık valla!
Cerrah kızgın bir sesle, "-Başlatman gasavana,
Şu karşıdaki ekin, kiminse söylen ona!
İki yüz davar girmiş, talan etmiş her yeri,
Kan ter içinde kaldım, koştum sabahtan beri!
Ne yaptımsa çıkmadı, hâlâ ekinde davar,
Boş boş durmayın böyle, koşun çıkarın, ne var!"
Herkes koşmuş tepeye ekin yerine kadar,
Ekin yemyeşil durur, ne davar, ne koyun var!
İnsanlar ter içinde, kahveye dönmüş geri!
Öfkeli bir tavırla ordan bağırmış biri:
"Dere tepe koşturdun, yanına komaz Allah,
Ne davar var ne ziyan, bu nasıl yalan Cerrah?"
İnsanlar yorgunluğu atamamışken daha,
Cerrah Hüseyin atmış neşeli bir kahkaha:
Masaya kuvvetlice vurup, kükremiş bir an,
"Oğlum, bu kadar olur, at üstünde gasavan!"
İnsan denen canlıya, arzuları yük olur,
Hakikate en yakın, gasavan büyük olur!
Halil Gülşen
Kayıt Tarihi : 25.10.2026 19:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!