Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Masallardaki şehzadeleri anlat bize
-l-
'yok olmak üzere çıktığım koşuda
h e r - m o l a d a
bana su veren biridir sevgili
öpmeye / sevmeye
Devamını Oku
'yok olmak üzere çıktığım koşuda
h e r - m o l a d a
bana su veren biridir sevgili
öpmeye / sevmeye




Güzel şiirdi
Durgun deniz huzurunda sandım yaşamayı.
Her yaşımda göğsümde patlayan
Tekinsiz fırtınaların gazabına rağmen
Sığınak sandığım limanlar aslında yok
Yaşam ölüme uzanan
Hakikati koza gibi saran
Kelebek misali kısacık bir yolmuş...
Seyir halindeyim hayat okyanusunda
Alemler yüzüyor dipsiz denizlerde
Dehşete düşmüş benliğimi arıyorum
Bir ömür yetmiyor kendine varmayı dehlizlerde
Yıldız yıldız gözlerim
ve ben
şimdi anlıyorum!
Pusuya yatmış dalgaların sinsiliğinden
Yolunda olduğum pusulanın iki yüzlülüğünden
Yoldaş bildiğim beşerin kötülüğünden
Daha karanlığı
Daha yalnızı
Daha korkuncu yokmuş...
Olagamüstü diyebileceğim bir şiir.
Telli çok ayrıcalıklı bir şair.
Gıpta etmemek mümkün değil.
Çok farklı, ilgi çekici bir şiir, etkilendim.
Kelimeler insanların anahtarı ve onlar asla kilit tutmaz.
Sorgulanan hayatı hangisi anlatır? İyi mi? Kötü mü? İyi’yi kimden? Kötü’ yü kimden sorup öğrenelim? Hayatın ne olduğunu en iyi kim tanımlar usta?
Yine Ahmet Telli ve yine abuk sabuk ifadeleri içeren sözde bir şiir.
Gına geldi artık bu adamların bu abuk sabuk yazılarını ve isimlerini her gün bu sayfada görmekten! Okuyanların azami derecede müstefit olacakları şiir gibi şiirler bulup, sayfaya asarak, okuyanları mest etmek yerine, "Yeter artık ve pes doğrusu!" dedirtmek ne manadır acaba?
Romantik şiirleriyle beni benden alan şair.. Ayrıca yakışıklıdır da :)
anlat bize dağları çıngıraklı yılanları,
anlat bize güneşin yaktığı toprakları...
bin yürekten sevgilerle...
ölümleri ölümsüzlükleri anlat bize..
şiir, ata dair telmihlerle at geleneğimizi şöyle bir hatırlatmanın ötesinde ciddi bir tarihi dile getirme görevi de yapıyor,bu bakımdan güzel.
feodalite meselesine gelince,evet bizde de bir tür feodalite olagelmiştir ve atlar da buna tanıklık etmiştir fakat asıl sorulacak makam istanbul sarayları olmalı diye düşünüyorum.
bu ayrımı şunun için yapıyorum:örneğin,herhangi bir atlı terkisinde kız kaçırabilir veya hafızası kuvvetli bir nine torununa bir şehzade masalı anlatabilir de,istanbul sarayları göz kırpmadan herhangi biri çıkıp derebeylik taslayamaz halka karşı...bu bakımdan töresi sırulacak makam biraz daha yukarsı olsa daha iyi olurdu gibi geliyor bana....
Bu şiir ile ilgili 14 tane yorum bulunmakta