Aşk makamından geçip gitmekse gayen;
Aşkla doğup, aşk şerbetinden içen
ve henüz çocukken babasına öğüt veren o cana bak...
O çocuk ki; aşk okyanusunda yüzmeye başladıkça,
derinliklere kulaç attıkça büyüyen...
Diyar diyar gezip aşkı arayan,
bulduklarıyla asla yetinmeyen...
Aşkın makamını satanlara dik duran,
sözünü sakınmadan hakikati haykıran...
Bu makamın sofrasında kendisine kin güdülen
ve bu uğurda öz canından geçen...
O’nun adı Tebrizli Şems’tir,
O’nun adı doğan en gür Güneş’tir.
Aşk makamından geçip gitmekse gayen;
Aşkla doğup, babasının izini edebince takip eden
ve o aşk deryasında yüzmeye başlayan o çocuğa bak...
O çocuk ki; okyanusun derinliğine indikçe büyüyen,
satır satır, kitap kitap aşkı arayıp
bulduklarıyla yetinmeyen...
Aşkın makamında bir cana kavuşup
yüreğine o büyük sır nakşedilen...
Bu makamın sofrasında cancağızına düşman olunan
ve bu uğurda nice yangınlardan geçen...
O’nun adı Mevlânâ’dır,
O’nun adı üç lisanda koca bir yokluktur.
30.12.2017
Mesut TütüncülerKayıt Tarihi : 7.08.2026 09:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!