İnsan bazen birini neden sevdiğini tam olarak bilmez.
Büyük sebepler yoktur ortada.
Ne destansı hikâyeler,
ne unutulmaz sözler.
Belki birlikte yürünmüş bir yol,
aynı masada içilmiş bir kahve,
sessizce paylaşılan bir akşamüstü.
Ama sonra o kişi gider.
Hayat devam eder elbette.
Güneş yine doğar,
tarlalar yine yeşerir,
insanlar yine çalışır.
Yine de bir şey eksik kalır.
Çünkü insanın yüreği,
alıştığı iyiliğin yokluğunu hemen fark eder.
Sen gittikten sonra bunu anladım.
Seni büyük bir aşk hikâyesi olarak değil,
hayatın doğal bir parçası olarak sevmişim.
Su gibi.
Rüzgâr gibi.
Eve dönmek gibi.
Ve insan,
bazı şeylerin değerini
onlar olmayınca öğreniyor.
Şimdi seni düşündüğümde
içimde büyük fırtınalar kopmuyor.
Daha çok,
uzun bir yolculuktan sonra dönüp baktığında
uzakta kalan bir ışığı görmek gibi.
Sessiz.
Ama unutulmaz.
Çünkü bazı insanlar
hayatımıza gelip geçmez;
hayatımızın nasıl hatırlanacağını değiştirir.
Aşk
İnsan bazen birini neden sevdiğini tam olarak bilmez. Büyük sebepler yoktur ortada.
Ne destansı hikâyeler, ne unutulmaz sözler.
Belki birlikte yürünmüş bir yol, aynı masada içilmiş bir kahve, sessizce paylaşılan bir akşamüstü. Ama sonra o kişi gider.
Hayat devam eder elbette. Güneş yine doğar,
tarlalar yine yeşerir, insanlar yine çalışır.
Yine de bir şey eksik kalır. Çünkü insanın yüreği,
alıştığı iyiliğin yokluğunu hemen fark eder.
Sen gittikten sonra bunu anladım. Seni büyük bir aşk hikâyesi olarak değil, hayatın doğal bir parçası olarak sevmişim. Su gibi. Rüzgâr gibi.
Eve dönmek gibi. Ve insan, bazı şeylerin değerini
onlar olmayınca öğreniyor. Şimdi seni düşündüğümde içimde büyük fırtınalar kopmuyor. Daha çok, uzun bir yolculuktan sonra dönüp baktığında uzakta kalan bir ışığı görmek gibi. Sessiz. Ama unutulmaz. Çünkü bazı insanlar hayatımıza gelip geçmez;
hayatımızın nasıl hatırlanacağını değiştirir.
Aşk
Bir gün seni unutursam,
bil ki hafızam değil, kalbim yorulmuştur.
Bir başka kısa şiir:
Sana git demedim.
Kal da demedim.
Sen gittin.
Ben, ikisinin arasında kaldım.
Aşk
Herkesin bir hikâyesi vardı.
Benimki sendin.
Şimdi herkese anlatıyorum,
bir tek sana anlatamıyorum.
Aşk
İnsan bazen birini sevmekten çok, ona inanır.
Benim sana karşı hissettiğim şey biraz buydu.
Dünyanın gürültüsü içinde,
çıkarların ve hesapların arasında,
sana bakınca daha dürüst bir hayatın mümkün olduğunu düşünürdüm.
Sonra zaman geçti.
Her şey gibi biz de değiştik.
Çünkü gerçek şu ki,
hiçbir duygu yalnızca duygudan ibaret değildir.
Onu yaşatan koşullar vardır.
Zaman vardır.
İnsanların korkuları ve beklentileri vardır.
Aşk da bundan kaçamaz.
Bir gün fark ettim ki
seni kaybetmenin acısından çok,
seninle ilgili kurduğum düşünceleri kaybetmenin hüznünü yaşıyorum.
İnsan çoğu zaman sevdiği kişiyi değil,
onun temsil ettiği umudu özlüyor.
Bu kötü bir şey değil.
Sadece gerçeğin kendisi.
Şimdi geriye dönüp baktığımda
olanları ne yüceltiyorum ne de küçümsüyorum.
Yaşandı.
Hayatımın bir parçası oldu.
Ve bitti.
Ama bazı şeylerin bitmesi,
onların değersiz olduğu anlamına gelmez.
Çünkü insanı değiştiren deneyimler,
çoğu zaman kalıcı olanlar değil;
bir süreliğine hayatına girip ona başka bir göz kazandıranlardır.
Sen de benim için biraz öyle kaldın:
Bir hatıra değil yalnızca,
dünyaya bir dönem baktığım pencere.
Aşk
İnsan, yaşamı boyunca birçok insanla karşılaşır.
Kimileri gelir geçer.
Adlarını bile unuturuz zamanla.
Kimileri ise hayatımızda kısa süre kalmalarına rağmen derin izler bırakırlar.
Sen de öyle oldun benim için.
Bunu yalnızca aşk diye açıklayamıyorum.
Çünkü sevgi, bazen bir duygudan çok daha fazlasıdır.
Bir bakış açısıdır.
Dünyayı algılama biçimidir.
Seninle konuşurken kendimi daha dikkatli dinlerdim.
Sözcüklerin anlamını daha çok düşünürdüm.
İnsan, kendisini geliştiren kişileri kolay unutamıyor.
Aradan zaman geçti.
Hatıralar soldu, ayrıntılar silikleşti.
Ama bazı duyguların özü kalıyor.
Tıpkı yıllar önce okunan bir kitabın bütün sayfalarını hatırlamayıp da, bıraktığı etkiyi unutmamak gibi.
Bugün seni düşündüğümde, içimde ne büyük bir acı ne de büyük bir sevinç var.
Daha çok bir teşekkür duygusu.
Çünkü hayatımıza giren her insan bize bir şey öğretir.
Sen bana, sevginin yalnızca sahip olmak değil; anlamak, dinlemek ve hatırlamak olduğunu öğrettin.
Ve insan, kendisine bir şey öğreten insanları hiçbir zaman bütünüyle kaybetmiyor.
Aşk
Şimdi dönüp baktığımda görüyorum ki
sen yalnızca hayatıma giren bir insan değildin.
Aynı zamanda bir dönemin adıydın.
Aşk
Seni özlemek, birini beklemek değil.
Bir zamanlar var olan bir mutluluğun eksikliğini hissetmek.
Aşk
Gidişin uzun sürmedi.
Ama yokluğun,
hâlâ devam ediyor.
Aşk
Ayrılık bazen iki insan arasında olmaz.
Bir insanla,
onunla kurduğu hayaller arasında olur.
Ve ben galiba
en çok o hayalleri özlüyorum.
Çünkü sen gittin.
Ama sana dair kurduğum gelecek,
benden gitmeyi hiç öğrenemedi.
Aşk
Gözlerin geçti aklımdan.
Sonra bütün gün kimseye bakasım gelmedi.
Aşk
Bir gün gelir, ne sen kalırsın ne ben,
Ne bu bahçe, ne güller, ne de geçen şenlikten bir iz.
Madem sonu sessizliktir bütün yolculukların,
Gel, bugün gönlümüzce yaşayalım ikimiz.
Aşk
Seni sevmek, Aşkın Şehri Ordu'yu
bir akşam vakti seyretmek gibiydi.
Işıklar yanardı.
Ve insan, bütün yalnızlığını bir süre unuturdu.
Aşk
Gökte yıldız çoktur ama gece yine karanlık,
Dünyada insan çoktur ama gönül yine yalnız.
Madem sonunda her yol toprağa varacaktır,
Sevelim birbirimizi; gerisi biraz sessizlik, biraz zaman, biraz da hatıra.
Aşk
Dün geçti, yarın sisler içinde saklı durur,
İnsan ise bugünün kıyısında ömür sürer.
Ne çok hesap yapıyoruz faniliği bilirken;
Oysa bir tebessüm bazen bir ömre değer.
Aşk
Gelsen, hiçbir şey olmamış gibi sevmem seni.
Daha çok severim.
Aşk
Bir gün seni görürsem, ne diyeceğimi bilmiyorum.
Ama susarsam, bil ki hâlâ seni düşünüyorum.
Aşk
Seni kaybetmedim.
Çünkü sen, sahip olduğum biri değil;
sevdiğim biriydin.
Aşk
Bazı insanlar vardır;
gittikten sonra kapıyı değil,
insanın içini açık bırakırlar.
Sen öyle kaldın.
Aşk
Seni düşündüm bugün.
Öyle büyük şeyler değil.
Bir martı geçti gökyüzünden,
aklıma sen geldin.
Bir çay söyledim kendime,
karşımdaki sandalye boş kaldı.
İnsan bazı yokluklara alışıyor derler.
Ben inanmadım.
Çünkü alışmak başka şey,
unutmak başka.
Ben seni unutmadım.
Sadece sensiz yaşamayı öğrendim biraz.
Ama bazı akşamlar oluyor ki,
güneş yavaşça inerken,
Aşkın Şehri sessizleşirken,
birden içimden geçiyorsun.
Hiç gelmeyecek bir vapuru bekler gibi.
Ve o zaman anlıyorum:
Bazı insanlar gidiyor.
Ama insanın içindeki yerlerinden hiç ayrılmıyorlar.
Aşk
Ben seni sevdim.
Bunu anlatmak için kaç sayfa yazdım bilmiyorum. Sonra fark ettim ki
insan en önemli şeyleri
en basit cümlelerle bile söyleyemiyor.
Bir kahve yaptım kendime, soğudu.
Seninle ilgili düşüncelerim de öyle…
Israrla sıcak tutmaya çalıştığım
eski bir alışkanlık gibi kaldı.
Ben hep hayatı çözmeye çalıştım.
Kurallar, anlamlar, nedenler aradım.
Sonra sen geldin; bütün denklemler bozuldu.
Meğer bazı şeyler çözülmek için değil,
yaşanmak için varmış.
Bazen odanın içinde seni arıyorum.
Bulamıyorum. Ama tuhaf olan şu:
Yokluğun bile benden daha düzenli duruyor.
İnsan kendine bile yabancıyken
başka birini nasıl bu kadar tanıyabilir?
Belki aşk budur; kendi karmaşası içinde
başkasının huzurunu bulmak.
Eğer bir gün dönersen,
sana “neredeydin?” demeyeceğim.
Çünkü bazı soruların cevabı yoktur.
Sadece bir sandalye çekerim yanıma
ve yarım bıraktığımız cümleye devam ederiz.
Aşk
Sen uzak bir şehir değilsin sevgilim,
haritalarda bulunmayan bir mevsimsin.
Ne yaz gelir sana, ne kış;
hep biraz yağmur, hep biraz özlem.
Aşk
Gece yine ağır bir mektup gibi çöktü şehrin üzerine,
sokak lambaları susuyor adını bilen insanlar gibi.
Ben yürürken kaldırımlarda,
içimde eski bir rüzgâr taşıyorum sana dair.
Bir mum dumanında değil artık bekleyişim,
daha derinde bir yerde saklı.
Kalbimin tenha bir köşesinde
kimsenin bilmediği bir istasyon kurdum.
Sen uzak bir şehir değilsin sevgilim,
haritalarda bulunmayan bir mevsimsin.
Ne yaz gelir sana, ne kış;
hep biraz yağmur, hep biraz özlem.
Biliyor musun,
bazı ayrılıklar kapıyı çarpıp gitmez.
Sessizce oturur insanın yanına
ve yıllarca adını söylemeden yaşar.
Ben seni büyük cümlelerle sevmedim.
Bir akşam vakti gözlerinde kaybolan
küçük bir ışık gibi sevdim.
Kimsenin fark etmediği,
ama karanlığı değiştiren.
Ve eğer bir gün karşılaşırsak,
hiçbir şey sormayacağım.
Sadece bakacağım sana;
çünkü bazı aşklar anlatılmaz,
yalnızca insanın içinde ömür boyu yankılanır.
Aşk
Biliyor musun,
bazı ayrılıklar kapıyı çarpıp gitmez.
Sessizce oturur insanın yanına
ve yıllarca adını söylemeden yaşar.
Aşk
Gece yine ağır bir mektup gibi çöktü "Aşkın Şehri"nin üzerine,
sokak lambaları ve çınarlar susuyor adını bilen insanlar gibi.
Ben yürürken kaldırımlarda,
içimde eski bir rüzgâr taşıyorum sana dair.
Bir mum dumanında değil artık bekleyişim,
daha derinde bir yerde saklı.
Kalbimin tenha bir köşesinde
kimsenin bilmediği bir istasyon kurdum.
Sen uzak bir şehir değilsin sevgilim,
haritalarda bulunmayan bir mevsimsin.
Ne yaz gelir sana, ne kış;
hep biraz yağmur, hep biraz özlem.
Aşk
Seni düşündüm, bir an kadar uzun sürdü.
Ama o anın içinde bir ömür kadar bekledim.
Sen bana uzak değildin,
sadece başka bir yerdeydin.
Ben de zaten
hep biraz kendimden uzakta yaşadım.
Bir kelime bıraktın içimde, adı yoktu.
Büyüdü.
Sonra ben ona aşk demeye başladım.
Gülüşün bir kapıydı, açtım.
İçeride sen vardın.
Çıkamadım.
Bazen insan birini kaybetmez;
sadece onunla birlikte
olacağı geleceği kaybeder.
Ama yine de seni sevmek güzeldi.
Çünkü bazı insanlar
gitse bile içimizde kalmayı başarır.
Aşk
Seni düşündüm,
bir an kadar uzun sürdü.
Ama o anın içinde
bir ömür kadar bekledim.
Sen bana uzak değildin,
sadece başka bir yerdeydin.
Ben de zaten
hep biraz kendimden uzakta yaşadım.
Bir kelime bıraktın içimde,
adı yoktu.
Büyüdü.
Sonra ben ona
aşk demeye başladım.
Gülüşün bir kapıydı,
açtım.
İçeride sen vardın.
Çıkamadım.
Bazen insan
birini kaybetmez;
sadece onunla birlikte
olacağı geleceği kaybeder.
Ama yine de
seni sevmek güzeldi.
Çünkü bazı insanlar
gitse bile
içimizde kalmayı başarır.
Aşk
Evrenin yasalarını aradım,
sayılarda gizli düzeni,
yıldızların sessiz matematiğini…
Ama seni görünce anladım:
Bazı denklemler çözülmek için değil,
hayran kalınmak için var.
Bir insan kalbi
kaç bilinmeyen taşır içinde?
Bunu hiçbir formül söyleyemez.
Çünkü sen,
mantığın sınırında duran
zarif bir bilinmezliksin.
Zamanı ölçtüm;
saniyeler, yıllar, çağlar…
Hepsi aynı yerde durdu
sen bana gülümsediğinde.
Belki evren genişliyor,
belki yıldızlar uzaklaşıyor birbirinden.
Ama garip bir gerçek var:
İki insan birbirini bulunca
sonsuzluk küçücük bir ana sığabiliyor.
Ben seni bir cevap gibi değil,
en güzel sorum gibi sevdim.
Çünkü bazı sevgiler
bilimin bittiği yerde başlar
ve insanı kendinden daha büyük bir şeye yaklaştırır.
Aşk
Sana baktığımda
dünyanın bütün telaşı yavaşlardı.
Sanki şehir, bir an için
kendi kalabalığından utanırdı.
İnsan birini sevince
aslında bir yüzü değil,
o yüzün değiştirdiği hayatı sever.
Ben seni değil yalnızca,
seninle mümkün olan beni de sevdim.
Geceleri bazı düşünceler vardır;
sessizce gelir,
oturur insanın yanına.
Sen de öyleydin bende:
gitmiş birinin bile
odada kalan sıcaklığı gibi.
Aşk bazen kavuşmak değildir.
Bir insanın içinde
kimsenin bilmediği bir bahçe açmaktır.
Sonra o bahçeyi yıllarca
kimseye göstermeden taşımaktır.
Şimdi zaman geçiyor.
Yüzler değişiyor, yollar uzuyor.
Ama bazı anılar yaşlanmıyor;
çünkü onlar geçmişte değil,
insanın kalbinin en derin yerinde yaşıyor.
Ve ben seni hâlâ
bir kayıp gibi değil,
hayatın bana verdiği
sessiz bir mucize gibi hatırlıyorum.
Aşk
Bir akşamın solgun ışığında
adını fısıldadı rüzgâr bana.
Ne bir haber getirdi, ne de bir umut;
yalnızca seni hatırlattı sessizce.
Gençlik dediğin geçip giden bir nehir,
yüzümüzde izler bırakır zaman.
Ama bazı bakışlar vardır ki
yıllara rağmen ilk günkü gibi yanar.
Sana söyleyemediklerim kaldı içimde,
eski bir mektubun satırları gibi.
Belki kader okumadı onları,
ama kalbim ezberledi her kelimeyi.
Eğer yollar bizi ayırırsa,
gökyüzüne bak bir gece.
Aynı yıldızın altında iki yalnız kalp de olsa
aynı düşü paylaşabilir.
Ben seni sahip olmak için değil,
bu dünyada var olduğunu bilmek için sevdim.
Çünkü bazı aşklar kavuşmayla değil,
insanın özünde bıraktığı ışıkla yaşar.
Aşk
Sana söyleyemediklerim kaldı içimde,
eski bir mektubun satırları gibi.
Belki kader okumadı onları,
ama kalbim ezberledi her kelimeyi.
Eğer yollar bizi ayırırsa,
gökyüzüne bak bir gece.
Aynı yıldızın altında
iki yalnız kalp de olsa
aynı düşü paylaşabilir.
Aşk
Bir akşamın solgun ışığında
adını fısıldadı rüzgâr bana.
Ne bir haber getirdi,
ne de bir umut;
yalnızca seni hatırlattı sessizce.
Gençlik dediğin geçip giden bir nehir,
yüzümüzde izler bırakır zaman.
Ama bazı bakışlar vardır ki
yıllara rağmen ilk günkü gibi yanar.
Sana söyleyemediklerim kaldı içimde,
eski bir mektubun satırları gibi.
Belki kader okumadı onları,
ama kalbim ezberledi her kelimeyi.
Eğer yollar bizi ayırırsa,
gökyüzüne bak bir gece.
Aynı yıldızın altında
iki yalnız kalp de olsa
aynı düşü paylaşabilir.
Ben seni sahip olmak için değil,
bu dünyada var olduğunu bilmek için sevdim.
Çünkü bazı aşklar kavuşmayla değil,
insanın özündw bıraktığı ışıkla yaşar.
Aşk
İnsanın kalbine giden yol bazen sessizlikte saklanır.
Seni sevmem de daha çok, uzun zamandır aradığım bir gerçeği bulmak gibiydi.
Hayat bana öğretti: İnsan sahip olduklarıyla değil,
uğruna değiştiği şeylerle büyür.
Sen geldin, içimde yıllardır kapalı duran
bir pencere açıldı.
Dışarıda aynı dünya vardı;
ama ben artık aynı insan değildim.
Aşk, yalnızca iki kişinin birbirine bakması değildir.
Birinin acısını, korkusunu, sessizliğini
kendi kalbinde taşıyabilmektir.
Eğer bir gün yollarımız ayrılırsa,
sana kırgın kalmayacağım.
Çünkü bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil,
bizi daha derin bir insan yapmak için gelir.
Ve ben seni bir anlık tutkuyla değil,
bir ömrün sessiz bilgeliğiyle sevdim.
Aşk
Sana uzak bir diyardan sesleniyorum,
adın düşüyor geceye,
yıldızlar susuyor birer birer.
Bilmezsin, içimde nasıl büyüttüm seni.
Bir çınarın kökleri gibi sessiz, derin, inatçı.
Yollar uzun sevgilim,
şehirler aramıza taş koymuş.
Ama ne yol bilir bu hasreti,
ne de zaman susturabilir içimdeki sesi.
Gözlerin vardı ya… bir memleket akşamı gibi.
Bakınca insan hem yarasını bulur,
hem de iyileşeceği yeri.
Ben seni kolay sevmedim.
Bir türkünün son dizesi gibi
sabırla taşıdım içimde.
Kimse bilmedi, kimse duymadı.
Ve bil ki; bu sevda kavuşmak için,
evrene bir iz bırakmak için doğdu
ve sen içimde geçmeyen bir mevsim gibi kaldın.
Aşk
Gözlerin vardı ya…
bir memleket akşamı gibi.
Bakınca insan
hem yarasını bulur,
hem de iyileşeceği yeri.
Aşk
Ben seni kolay sevmedim.
Bir türkünün son dizesi gibi
sabırla taşıdım içimde.
Kimse bilmedi,
kimse duymadı.
Aşk
Kayıt Tarihi : 16.06.2026 21:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!