Soğuk, ıslak ve zifiriydi gece
Hava ağırdı ağır ve boz bulanıktı
Soluğu tükenmiş tahta masalar
Tozlu örtülere saklamıştı gözyaşlarını
Ve sabahı bekleyen kimsesizlerdi, rakı bardakları
Köşede bir ihtiyar balıkçı titreyen elleriyle
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Harika bir şiirdi Nazlıhancığım...
Gözlerimin önünde canlanırken hüzün ve duygusu esir aldı şiirin...
Tutunmaya çalışıyordu çerçevelerine son bir gayretle
Gülüyor mu ağlıyor mu belli değildi;
Kayık ölülerine eski hikayeler anlatan yorgun çıpalar
Ve bir deniz kızının saçlarında kırılıyordu aynalar
Müthişti...İyi ki akşama bırakmışım okumayı...
Yüreğin solmasın,kalemin çağlasın....
Sevgimle..
helal olsun şair...yürek bu yürek işte.............saygılar
Bu güzel şiirinizden dolayı kutluyorum.
Zifiri, soğuk ve ıslaktı gece
Gülümseyerek bakarken balıkçı ellerinde birikene
Gözleri bir ara nağmeyle kapandı sessizce
Kum döküyordu sancılı dalgalarla bu arada deniz
Ve balıklar boş şişelerde boğuluyordu aşktan habersiz… ' bu güzel yüreği alkışlıyorum.... harika bir şiir okudum.....yürekten tebrikler.....kocaman sevgilerle tam puannımı yukarıya asıyorum....Nazlıhan hanım...'
Hoş geldiniz neslihan hanım...Hemde çok güzel bir şiirle...Şiirde okuyanlar bakımından kaynak teşkil edecek bilgiler var, hem şiiri zenginleştirmiş hemde bizi bigilendirmiş ansiklopediye gerek kalmadan ama...Terimleri yani balıkçı ve deniz kıızz terimlerini görme fırsaımız oldu şiiriizle...aşk konusu zaten herkesin üsrinde dans ettiği bir konu...salvolar atıyoruz aşk söz konusu olunca..)))
neyse şiirde mana ve dış yapı başarılı bir şekilde oluşturulmuş...Balıkçının ellerinde bazen hayalleri kuma dönüşür kıya vuran dalgaların birkatığı iz misali...Aşk yazılsaydı boş şişelere sahile vursa ve balıkçı bulsaydı hayallerinin adresini..)))
sevgilerimle...çok teşekkür ederim....
Harika duygular kutlarım başarılı çalışmalarınızın devamı dileyi ile
nefis betimlemeler duygu yoğunluğu şiiri mükemmel yapmış tebrikler
film sahnesi gibi...karanlık düşer sahile, ay aydınlayamaz, yakamoz görülmez ve sessizlik...denizin yakan tuzu hissedilir...içe bakan seserle...
Sevgili Nazlıhan Hanım, ne güzel bir şiir olmuş...
karanlık gibi ama aydınlığı da barındırıyıor...sevgiler:
Sevgili şair muhteşem tebrik ediyorum.balıklar boş şişelerde boğuluyordu aşktan habersiz işte bu yüreğinize sağlık.
Unutulmuş aşklara kadeh kaldırıyordu yalnızlığıyla
Kumsallarca çoğalıp artan sarhoşluğu bundandı
Bundandı sığınıp merhametine geçen zamanın
Kesmesi saçlarını ay ışığından sonatlarla
Ve bırakması ihtiyar balıkçının avuçlarına
TEBRİKLER KALEME.
Bu şiir ile ilgili 75 tane yorum bulunmakta