Yamalı Doğum Günü Elbisesi
daha ben doğar doğmaz biçilmiş bana bu elbise;
kumaşı, deseni, rengi, modeli, ölçüsü uyar mı
yoksa uymaz mı diye hiç düşünmeden
dikilip geçirilmiş hemen üstüme
unutulmuş; her şeyden önce ' yüzde yüz insan '' olduğum,
ve…yazılmış etiketine özenle
“ nazlı bebek, uslu çocuk, akıllı kız,
iyi kadın, fedakâr eş, cefakâr anne “ diye
kimi zaman dar gelmiş kolu yakası,
bunalmış, boğulmuşum
kimi zaman bol gelmiş bedeni robası,
eriyip, içinde kaybolmuşum
kimi zaman, çekip çekiştirmişler;
zor kurtarmışım paçamı hoyrat ellerden
kimi zaman kendi isteğimle kaptırmışım,
seve seve, hiç mi hiç yüksünmeden
bir an gelmiş, yırtarcasına açmışım iliklerimi
bir an gelmiş, üst üste atmışım çözülmez düğümleri
gün olmuş, şarkılar türküler söyleyip
nakışlar işlemişim ceplerine süslü süslü
gün olmuş, hüzünlü şiirler döktürüp
eğreti bir teyelle tutturmuşum söküğümü
kâh, elimin terini silerek eteğine
kâh, gözyaşımı saklayarak yenine
yaşamışım günden güne azalan ömrümü
artık rengi ağarıp solsa da;
lime lime de olsa elbisem,
çıplaklıktan evlâdır diyerek her seferinde,
bir yama daha yapıp sol göğsümün üstüne
sessizce kutlarım hep kendimi
geriye kalan ömrümün her ilk doğum gününde
fakat, heyhat…olmuyor işte!
İstersem kırk yama yapayım yama üstüne
yine bir yanım çıplak,
yine bir yanım hep üşümekte…
SON SÖZ KELEBEKLERİN
Syf:58
Nazlıhan Hasköylü
Eserleri
SON SÖZ KELEBEKLERİN / 2008
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Hasan Tan
Tüm YorumlarIssız ve yalnız zamanlarımda, sesimin yankısını bulduğum ender şiirlerin şairi. Umarım hayat ona hep saygı gösterir.