'"Aşama"Yazım Şiiri - Ahmet Bektaş

Ahmet Bektaş
829

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

'"Aşama"Yazım

Aşama

“Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden” Ahmet Haşim

İnsan, “İnsan” olma yolunda ilerliyor! Er ya da geç bu süreç içersinde ya uçarak, ya koşarak, ya yürüyerek, ya da sürünerek ilerliyor. Buna ister “Evrimsel süreç” ister “Terakki” diyelim.

Aslen herkesin yolu ayrı! Bu tercihe göreceli. Birilerinin yolunu takip etmeyi tercih edenler de olur kendi yolunu seçenler de… Aslında yol açanlar, riske girer ama kendi algısına güvendiği için açtığı yolda seyri de kendi kontrolünde olur. Bu yolda en önde doğal olarak kendisi vardır! Bazıları açılmış yolda gitmek ister, bunu daha güvenli bulabilir; bu durumda, o yol hangi zaman ve zeminde açmışsa ve ne kadar mesafe kat edilmişse o kadar ilerleme şansı vardır! O yolun kurallarını da kendi koymadığından belirlenmiş kurallara uymak zorunda kalır! Yol daha önceden açıldığı için son noktası da bellidir!

Günümüzde revaç bulan yolların neredeyse tamamı “Orta Çağ” da açılmış! Sözüne güvenilen filozoflar ve din adamları o çağlarda açmış, kendi yollarını…

“Öyle bir yol ki;
“Deh” diyorum,
Nereye istersem oraya gidiyor, mübarek.

Herkes bir şeyler topluyor,
Bazıları neden bu kadar hırslı?
Milim milim ilerliyor,
Yüküyle sürünüyor divane…

Bir adım atsam, ne kadar?
Başlangıçtan geldiğim yer kadar.

Belki bir yoldaşa rastlarım ama
Bir adım atınca geldiğim kadar uzağım ona.”
(“Benim Yolum” Şiirimden)

Muhyiddin İbn-i Arabi “Arif için din yoktur” mealinde söylerken neyi kast etmiş olabilir?
Dinsizliği ve inançsızlığı kast etmediği yaşam tarzından bilinir! O halde ne demek ister?
Şöyle bakıyorum olaya; arif için uyarıya gerek var mı? “Arife tarif gerekmez! ” Kurallar kimler için? Kurallar, kuralı bilmeyen veya tanımayanlar için! Ariflerin kurallarla uyarılmasına gerek kalmadığından arif için uyarı da gereksiz! Burada önemli olan “Arif” olmak. Arife, mesela peygamberlere “Hırsızlık, edepsizlik yapma! ” uyarısı abes olmaz mı?

Sürece bakalım: İlk insan, orjindi! İnsanlar çoğaldıkça özünden sapmalar oldu! Tarihsel süreçte özden uzaklaşmamak için hatırlatmalar yapıldı. Bunu vazife edinenler de olacak elbet!

Her insan, hakiki manada “İnsan” olma yolunda seyrediyor. Bu seyirde halden hale girer! Geçenlerde bir şairi dinledim; kendini yenilemek adına değişmiş. Tabi ki herkesin gelişime ve değişime ihtiyacı var! Bakın burada gözlemlediğim şu; bu şahıs aslında değişmemiş! Sadece önceki siyasi görüşünü değiştirmiş. Yani akışa uymuş… Şöyle ki önceleri eski siyasi görüşü revaçtayken o görüşünü “Doğru” olarak dayatmış! Zaman gelmiş o görüş etkisini kaybedince şimdiki halini “Doğru” olarak dayatmaya başlamış. Yani özde hiç değişmemiş; aynı dayatmacılığıyla duruyor, sadece dayattığı şey değişmiş…

Değişim, dayattığı “Doğru”ları değiştirmek değildir; değişim dayatmacılığı değiştirmektir!

Kıvırma ile değişme arasındaki farkı görmek gerek. Değişim, gelişim şeklinde olursa bir anlam ifade eder; yoksa bir zamanlar “Eğri” dediğine şimdi “Doğru” demekle ve bunu dayatmakla değişim olmaz. Değişimi, gelişimi başarabilenler hiçbir durumunu dayatmaz! Çünkü gelecekte yolu nereye çıkar o dahi aslen merakta olmalıdır!

Çok önemli bir hususa dikkat çekmek isterim! “Arif için din yoktur! ” sözüne; çokları ilerleme sürecinde önceden şiddetle karşı çıktıklarını kabulleniveriyor, şiddetle savunanlar da çok! Neden? Genel eğilime ayak uyduruyor da ondan; kıvırıyor!

Son tahlilde; insan, “İnsan” olma yolunda ilerlerken yol üzerinde çok farklı durumlarla karşılaşıyor! Etkileniyor! Bu doğal. Önemli olan şu; yolunu dayatmadığında sorun olmaz, yolunu “Doğru” olarak dayatırsa “Kıvırmak” zorunda kalır. Eski halini bırakmasın demem ama yeni halini de bırakacak belki! Bu yüzden ne eski ne de yeni halini dayatması uygun olmaz! Eskiden şiddetle karşı çıktıkları işleri yapanlar ya da görüşleri şimdi savunanlar bilmeli ki; bir aşama sonrası çok daha farklı olacak! Önceleri şiddetle reddettiği kişilerin hizasına geldiklerinde, takip ettikleri bir o kadar mesafe ilerde olacak!

“Bir adım atsam, ne kadar?
Başlangıçtan geldiğim yer kadar.”

Saygılarımla,

Ahmet Bektaş

Ahmet Bektaş
Kayıt Tarihi : 27.2.2013 15:31:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Son tahlilde; insan, “İnsan” olma yolunda ilerlerken yol üzerinde çok farklı durumlarla karşılaşıyor! Etkileniyor! Bu doğal. Önemli olan şu; yolunu dayatmadığında sorun olmaz, yolunu “Doğru” olarak dayatırsa “Kıvırmak” zorunda kalır. Eski halini bırakmasın demem ama yeni halini de bırakacak belki! Bu yüzden ne eski ne de yeni halini dayatması uygun olmaz! Eskiden şiddetle karşı çıktıkları işleri yapanlar ya da görüşleri şimdi savunanlar bilmeli ki; bir aşama sonrası çok daha farklı olacak! Önceleri şiddetle reddettiği kişilerin hizasına geldiklerinde, takip ettikleri bir o kadar mesafe ilerde olacak! “Bir adım atsam, ne kadar? Başlangıçtan geldiğim yer kadar.”

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!