Artık buz kesen bir kafesti ten

İlyas Kaplan
682

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Artık buz kesen bir kafesti ten

mavi çiçeğin açtığı bir sabah vaktiydi
bir ışık yağmurunun içinden akıyordu zaman
birazdan zeytin karası bir dünya
kırılacaktı orta yerinden
buğusu vuracaktı üzüm salkımlarının üzerine
doğan güneş, yedi iklim dört köşe
koca bir yağmur damlası gibi
gökten bir tüy gibi düşecekti döne döne avuçlarıma


yeni bir başlangıç yeni bir ahd için
yumdum gözlerimi
sırrı akan şelale bezemeli
altın renkli güneşin tatlı aydınlığı yayıldı yüzümde
yaralı bir hıçkırık boğazımda
sancılar titretirken ruhumu, hafif bir rüzgar geçti
feleklerin menzillerinden
yörüngelerin içinden…
zihinsel karanlıkların derinliklerine
çoğu soğuk ve çok sessiz
hayallerim uzanıyordu bitimsiz ve sonsuz


içimin yandığını ciğerlerimin alev aldığını gördüm
muazzam bir yangının mahzun bir kıvılcımıyla
yangınların en derin çukurunda
acı o kadar canıma geçti ki
öyle bir yandı ki ruhum
gerçek bir ateşin bedeni yakıp kavurması gibi


bir ağacın gölgesinde uyuyakalınmış
görülmüş kısacık bir rüya gibi
bir goncanın açarken yapraklarını ilk kez seyretmek gibi
gözün görmediği kulağın işitmediği
yerden göğe kadar şavklar, şualar
yakamozlar şevkler ziyalar
yağmur tene sanki şu an değmiş gibi
ancak bir kalbinin taşıyabileceği
acı çekmemiş gibi
hiç değmemişti gibi aşk
buhar olup geçmiş gibi damarlarından


sinem önce bir nefesle kurudu sonra çatladı
kederler şeffaf gölgelerini düşürdü üzerime
içime ayaz rüzgarlar sızdı
damarlara kan yürüdü
halden hale geçtim
artık buz kesen bir kafesti ten
sığmaz oldu can bedene
derin bir uykudan sahici bir rüyaya uyanır gibi
bir rüyadan uyanmış da her şeyi hatırlamış gibi


kendi zamanını aşan küçücük anlar kadar yakın
sonsuz ruhtan bir soluk üflenmiş gibi
eksilmeyen, bitmeyen tükenmeyen öyle parça
hülyalar arasından sesler geçti
yeşil ışık yolların içinden süzülen
her cihetten, evvelden ahirden
zerre zerre dökülen
her köşesinde iç içe açılan suya değen yıldızlar
ışıltılarını saça saça kırılan yıldızlar


göğse muhtaç imiş gibi kalp
onun mahalli imiş gibi hayaller
kutsal nurlarla süslü göğü
tecelli türlerinin arşı
içe doğan serüvenlerin zemini


bütün soruların cevabı evet
uykunun ölüme
gecenin gündüze dediği gibi
aynı söylemle tan atarken
pervane mecnuna,mecnun pervaneye döndüğü gibi
bütün türevleriyle karanlığın
kozmik geceyi kuşattığı zaman korkular
gece boyunca beyazın siyaha dediği gibi
senin için
senin mutluluğun için
anda ve gelecekte, dünya ve ahrette...


her şeye evet
yedi iklim dört bucak
her zerreyle kuşatılmış zamana
merhaleden merhaleye halden hale
velhasıl ne lazımsa
ışıklı, gölgeli, renkli her neyse...

redfer

İlyas Kaplan
Kayıt Tarihi : 1.2.2017 19:05:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!