Bu leylin seher esintisi Şiiri - İlyas K ...

İlyas Kaplan
689

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Bu leylin seher esintisi

yitik mevsimlerde en çok yalnızlığım tekerrür ediyor
gözlerimden düşüyor nisan yağmurları
aynı yönlere akan iki nehir gibiyiz leyl
şerha, şerha yüreğine emanetim
ahım göklere yelken açarken
ağıtlar yakıyorum gecelere

tasavvurun bile duygularımı hazza boğuyor
kim bilir gönlümün gam ve hicranına nasıl bir darbe indiriyor
bir esintiye maruzum senden hem de bir kaç yıllık
bunca mesafeden bana taşınan sendin leyl
ruhani bir zevkle yüreğimi saran kokulu rüzgar sendin
bilinen hava akımlarının buna gücü yok
burnumda tüten
bu leylin seher esintisi
bu leylin kokusu


kıblesi tavaf edilen aşkları yad ederken ben
şah damarımdan tutuyor yazgım
çorak bir mevsimden üşüyen yüreğime sen düşüyorsun leyl
ezgilerini söylüyor feryad-ü figan vaktim
senin narın yakıyor bu sineyi
yağmurun sesinden ağlayan kalbimin hüzzamı kirpiğime iniyor
avazımın göçebe hüsranları dokunuyor kuytulara
dolaştığım çöllerde yalnız kalıyor yıldızlar leyl


ayrılıklarda büyütüyorum düşleri
anılar dokunmadan tek tek kırılıyor
ruhlar taşıyorum ağlayan gecelere
savrulmadan en acıklı öykülerin rüyalara
yırtılıyor kabuslarım boydan boya
salkım saçak düşlerim
eyvah ki leyl
her defasında yangınlarla boğuluyorum

hüsran biriktiriyor kasırgalar suretimde
muzdaribim sensiz geçen her geceden leyl
sensiz kara bir gökkuşağı kaldı göğümde
oyuncağı çalınmış bir çocuk gibiyim
savunmasız bir sabi düşleri gibi
yalnızlık ırmağına terk edilmiş bir kırıntı gibi
hayali karanlığın kara bahtına düşen bir ruh gibi
vuslatın ezgileriyle besteleniyor özlemler
titreyen mehtabın teline dokunuyor ellerim
içimde ölen baharlara yanık sevda türkülerim leyl

bir çöl ceylanı yüreğimde vurulup düşüyor gecenin kollarına
kör kuyulara karışıyor sukutumun ruhu leyl
vuslat çığlıklarımdan kalp kırıklarımdan davacı değilim
korlar yakıyor yüreğimi cebren savunmasızım
hazana bu denli alışık değilim leyl

hicranına hicranımı,hasretine hasretimi ekliyorum
senin için vuslatım tekemmül ediyor leyl
kalbimde kuyu ve zindan yaralarımın izleri
yenik düşmüş çaresiz kalmış haldeyim
gücüm tükenmiş bir vaziyette
kaderin öyle bir cilvesi ki
bir teselliden ibaret belki de
belki bir tenha yerde unutulmuş
bir iç burkulma, acı duyma gibi bir şey
teselliye muhtaç bir şaşkınım
hala seni sayıklayıp duruyorum
eriyip gideceğim tükenip helak olacağım leyl

sitem ve serzenişlerim yokluğuna
bana dünyayı zindan eden
bana yadigar bıraktığın vuslat esintileri
şuuruma helal eyledi leylin kokusunu
kokun burnumda tütüyor
en derin şekilde içimi sarıyor
hayaller icat ediyor serapalar yaratıyor
sevinçten öyle bir hal içindeyim ki
ruhumda duyduğum öyle bir algıyla müşkülüm ki
gizli bir his gizli bir vasıta seni bana yaklaştırıyor
sınırı nerede başlayıp nerede biter bilmiyorum
ruhumun potansiyel güçleri tek başına
alışılmışın dışında öyle bir hüzün çökmesi bu
zerreciklerin hareket edip yayılması gibi
zerrelerin akım halinde akıp gelmesi gibi
tıpkı ısı tıpkı ışık gibisin leyl


ufkumda parlayan, ışık saçan kandilsin leyl
yörüngende görülen görülmeyen tüm duygularım.
kalbime çarpan nurunla kavrıyorum şekilleri
ard arda dizilen hislerim gönlüme gittikçe
bambaşka bir alem oluşup gelişiyor düşüncelerimde
leyali-i biz gibi aydınlanıyor gökler
senden aldığım feyzi ile karanlıklardan sıyrılıyorum
ilhamın irşat ediyor sensizliğin hakim olduğu mekanları
görülenden görülmeyene doğru bir gidiş bu
bir yürüyüş bu sana doğru leyl

beyaz gecelere
git gide gecikip eksilen uzaklaşan zamanlara
henüz tamam olmadan evvele
yeniden güneş doğuyormuş gibi
güneşin batması sonrası dolunay geceleri gibi
seni andıran her sabahın kızıllığı gibi uzayıp gidiyorsun leyl

geceye akseden izlerde sen varsın leyl
koyu karanlık zamanda,alaca karanlıklarda
efkarımla ortaya çıkıp yayılan gamda
içimi bürüyen bütün ufukları sarıp sarmalayan her nefeste
gecenin son saatlerine zuhur eden yalnızlıklarda
uykusuz anlara birleşen sırların derinliklerinde
sensizliğe mazhar ruh ve bedende sen varsın leyl


bütün hayallerde her ümitte
her hasrette bütün hüsranlarda
alnıma mühürlenmiş kaderin gizli sırrında
azaba mahkum kimi isyan kimi nisyan gibi
hayat ve ölüm arasına hapsedilmiş
boşuna bir heves bir arzu gibi
günah buhranları içinde perişanlık gibisin leyl

hatıra gelebilecek kuruntu ve vehimlerden öte
ne bir zillet ne bir külfet
bir daha fazlası
en güzel haslet
en güzel kelime
en güzel söz
en güzel mükafat
en zor, en acı
en güzel haz en güzel zevk
en güzel son sensin leyl

redfer

İlyas Kaplan
Kayıt Tarihi : 22.1.2017 16:15:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!