Nasip.
Ne çok konuşurduk seninle eylül üstüne
Üşüdükçe koşardım sımsıcak gülüşüne
Ben sevmem demiştim eylülü
Sen ise hayran olduğunu söylerdin tabiatın rengine
Ah ulan şu belin fıtığı
Zehir etti aşı katığı
Çekilir gibi değil dünya
Tatsız tuzsuz, cennet artığı..
Usul usul yağar kararsız karlar
eski kışlar deyip ağladı anam
Ev nerde bark nerde topraktı damlar
Korku uyutmazmış söyledi anam
Durup dururken bir şeyler anlatıyor annem
Bilmem kaç çinik buğday vermiş
Çok istediği gramofonu almış babam
Türkü dinler, türkü söylermiş
Başı dumanlı olurmuş çoğu zaman
Yaşamak var deli gibi
Şu ağacın gülü gibi
İkimizde biliyoruz
Yaşanmıyor ölü gibi.
Seviyorum seni, korkuyorum seni sevrken.
Gözlerine bakamıyorum biliyorsun,
Gözümden sakınmak dedikleri bu olsa gerek!
Gözlerin, derin ve sıcak güneş gibi kavurucu gözlerin.
Ahh sev beni diyerek dillenen gözbebeklerin yok mu, bildikçe eriyorum.
Ve sonra açılıyor gizemli kapılar, içeri alıyor beni gözbebeklerin.
İçime işledi gece ayazı
Damarımda akan kanı unuttum
Sana rastladığım o sokakları
Birer gonca güldüler
Onlar şehit oldular
Dönüp gelip dünyaya
Halimize güldüler...
Bize bir gün yeter
Bir de gül
Sonra yağmur...
Ağlamak ve anlamak için




-
Hazangül Hüseynova
-
Sevilay Şahbaz
-
Sevilay Şahbaz
Tüm YorumlarŞiirlerini okudum. Memnun oldum. Size yaradıcılıq uğorları arzusu ilə
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi