Bir perde gibi, araladım zamanı,
Ürperip titresin, o koyu karanlık benden,
Mecnun misali dönerek,
Aştım çölleri, serapları...
*
Âlemin, cismin, suretin ötesinde, ne varsa,
Hepsine fısıldadım, bellettim,
Efsunlu heceleri...
*
Gönlüm böyle diledi,
Zira, ben bir bilmeceyim...
*
Rüzgar sır saklayabilir, susabilir mi?
Gölge üşüyebilir, lakin sezebilir mi?
Bulut, kaya, çözebilir mi tılsımı?
Peri inler, peki vecd ile coşabilir mi?
*
Seçim benim, kilit de bende,
Nefesimden içerisini seziyorum,
Ruhuma sunuşun, yok mu şu sonsuz gaybı?
İşte bu emanet,
Bu emanet, sarhoş ediyor beni...
*
Bağışla, rahmetine sığındım!
Kabul edeceğini, nazarından biliyorum,
Kabuğa isyanım, şevkinden,
Derin hikmetine tutulmuşum,
Senden doğar, seninle, sana akar akışım...
*
Bir tül gibi, çektim perdeleri,
Ürksün o soğuk boşluk, benden,
Gül solar, ceylan yorulur, cam dağılır,
Kâinatın nabzı, benden sorulur.
*
Arifler, dervişler, ermişler, pirler,
Yol, yordam göstermedi mi, hakikatten yana?
Ben de, bir garip yolcuyum işte,
Bu yüzden, şüphesiz farklıyım ışıktan,
Çünkü sırrım ben...
Çünkü sırrım ben...
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 14:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!