Ağlama çocuk,
Bırak sevmesinler seni.
Alışkın değil misin zaten
Sessiz kapıların ardında kalmaya?
Haziranın son günü,
Artık hiçbir şey umurumda değil.
Trabzon güneşi bile yüz çevirdi benden—
Tıpkı senin gibi.
Keşke cevap verseydin.
Yine de ne olacaksa olsun,
Varsın yollar uzasın,
Varsın içimdeki bütün ışıklar
Birer birer karanlığa karışsın.
Ben artık yoruldum hesaplamaktan,
Nereye varır, nasıl biter diye düşünmekten.
Nasıl oldu da düştüm gözlerine,
Bir çıkış yolu bulamadım kendime.
Ne kadar kaçsam da senden,
Yine dönüp geldim aynı yere.
Bir sözün yeter, susarım inan,
Günler ağır, içimde bir sızı,
Uzaklara bakıyorum, yüzün gözümde gizli.
Rüzgârla büyüyor içimdeki boşluk,
Özlemin düğüm düğüm çöğür kalbimde.
En kötüsü de buydu ya,
Ne çocukluğumu yaşadım,
Ne de gençliğimi,
Mahrum edilmiş çocuğun kalbinde-
Aslınsa hep sen vardın.
Öyle büyük ki yokluğun,
odanın duvarlarına sığmıyor.
Bir köşede sesin,
bir köşede gözlerin,
bir başka yerde ellerinin sıcaklığı…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!