Bütün kabahatim, sana bağlanmaktı,
Bunun bedeli, küle dönmekmiş meğer,
Sadece, şimdiki zamanda değil,
Sonsuzlukta da, sızlamakmış kaderim.
*
Ben seni, baş tacı ettikçe,
Sen karşıma dikilip, emirler yağdırdın,
Şu, avuç içi kadar hayatta,
Bana asırlar süren, kederler yaşattın.
*
Madem niyetin, beni perişan etmekti,
Neden ışık yaktın ki, karanlığıma,
Bari biraz, cesur olsan,
Al başını, git desen yüzüme.
*
Yıkıl karşımdan, diye haykırsan,
Anlatsana bana, susma öyle,
Ne diye, o buğulu bakışlarla avladın,
Hissimle alay etmek, hoşuna gidiyor besbelli.
*
Fakat şunu, iyice kazı hafızana,
Senin kıymetini, belirleyen tek şey,
Göğsümdeki, bu derin çarpıntıdır,
Şayet bu tutku biterse, günün birinde.
*
Senin namına dair, ne bulunur ortalıkta,
Bir hiçten, farkın kalır mı sanıyorsun,
Kendi yansımanı, dev sanıyorsun ama,
Ayna benim, bunu hep unutuyorsun.
*
Hele biraz daha, vakit öldür bakalım,
Rızasıyla, boyun eğen bu kurbanla,
Gün gelip de, bu hevesim kaçınca,
Konuş bakalım o zaman, konuşabilirsen.
*
Sesini, kime duyurabileceksin,
Hangi yürek katlanacak, o kibrine,
Ben çektiğim an, elimi eteğimi senden,
Issız kalacak, o çok güvendiğin dünyan.
*
İşte o vakit, anlayacaksın gerçeği,
Seni var edenin, ben olduğumu,
Ama iş işten, geçmiş olacak artık,
Günlüğümün, son yaprağı kapandığında.
Kayıt Tarihi : 17.1.2026 23:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!