Anlaşıldı Konular Şiiri - Kasım Kobakçı

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Kasım Kobakçı
5423

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Anlaşıldı Konular

Metinlerin içinde ateşte uyananlar,
Satırların altında sessizce dayananlar,
Kuşanmış kılıcını görünmeyen ordular,
Kalemlerin rengiyle hevesle boyananlar.
*
Süzülüp demirden şekil alıyor o teller,
Yanan ateş içinde kavrulsun ince beller,
Soğuk kışın ardından çatırdıyor buzullar,
Uzandılar içime şefkatli beyaz eller.
*
Odaların içinde doğsun yeni bir lügat,
Uyanınca uykudan duyuldu o belagat,
Heykellere can veren bilimleri ararlar,
İnsanlığın dilinde okundu yeni lügat.
*
Askıdaki paltolar gibidir eski sözler,
Sobaların yanında kül olur kadim sözler,
Kıyılara vuruyor köpüklü delilikler,
Doğruca aynalara ağlıyor garip sözler.
*
Gökyüzünün altında inşa ettim binayı,
Tünellerin ağzında buldum ben o manayı,
Akşamların içinde yakıyorum ateşler,
Defterlere işledim isimsiz mutenayı.
*
Meydanlarda toplanmış adamlar koşuşuyor,
Kürsülere çıkarak insanlar konuşuyor,
Masaların başında uzunca ettik sohbet,
Topluluğun önünde çocuklar buluşuyor.
*
Dilimizin gücünü herkesten üstün tuttuk,
Alfabenin tadını afiyetle biz yuttuk,
Başkaca sözcüklere ihtiyaç kalmadı hiç.
*
İlk satırlar uçarken pencereden içeri,
Kırıldı teker teker salonların her yeri,
Kar beyaz odalarda dolaşıyor kediler,
Ayırıp gitti güneş bizim tünden siperi.
*
Oyun alanlarında sekerken minik ayak,
Zıplayarak ilerle bitirilsin bu kıyak,
Bildik ki bulduğumuz bu nimet hep sürecek,
Duvarları yıkarken ellerdedir kör bıçak.
*
Heceleri okurken şenlenir kimi anlar,
Büyürken idrakımız bilinçlendi insanlar,
Günler ve boş odalar sesle dolsun diyoruz,
Yanıyor aslanların içindeki volkanlar.
*
Kırıp attık kalemlerin tepesini şimdi,
Kağıtların başında biz duruyoruz şimdi,
Gerek yoktur başkaca hiçbir yeni görüşe.
*
Yürümeye başladık alfabenin izinden,
Elimiz çekildi o kitapların cildinden,
Hatırlanır isimler anlamını buldukça,
Kıvılcımlar sıçrıyor bu ocağın közünden.
*
Dilimize dolanan ifadeyle pişerken,
Ateşlerin üstünden atlayarak aşarken,
Işıklanan mekanlar mutlu ediyor bizi,
Tohumları ekip de salkımlanıp şişerken.
*
Dallarından uzayan ağaçların salkımı,
Güneşlerin altında parıldıyor takımı,
Günler aylar geçince tükeniyor nefesler,
Yanımızdan geçecek kalabalık akımı.
*
Büyük usta elinden doğup giden mimari,
Yapıların içinde bulunuyor ticari,
Hayran kaldık bütün bu öykülere doğrusu,
Renklerini dökerken seviliyor idari.
*
Sözcükleri aradım uzun uzun göklerde,
Metinleri taradım içimdeki eklerde,
Anaların elinden pişiyor yiyecekler,
Heceleri yazarak buluyorum seslerde.
*
Dinlediğim analar yuvasını kuruyor,
Gözlediğim babalar dolusuna vuruyor,
İki elin sesinden doğan o şen şamata,
İzlediğim abide kendisini buluyor.
*
Kardeşlerin insanı ateşleri yakıyor,
Elimizi tutarak madalyalar takıyor,
Boş olan salonlarda çınladı müzik sesi.
*
Söz dizimi yaparak anlamlara karıştık,
Tanımını bilerek bu hayata alıştık,
Güzeldir bu isimler üstümüze giyindik,
Kıtaların adını sayfalarda paylaştık.
*
Dizelerin önünde okuduk ve ağladık,
Kalemlerin altından hevesleri katladık,
Aklımızı alıyor okunan ifadeler,
Kitapların içinde beraberce çağladık.
*
Oyuncular sahnede provaya başlıyor,
Yönetmenler dışarda adamları taşlıyor,
Mutlu olduk beraber oyunların içinde,
Yazarların ateşi odaları haşlıyor.
*
Büyük tiyatrolarda perdeleri dikeriz,
Seyirciler içinden ışıkları saçarız,
Sonunda anlaşıldı beyazların anlamı.
*
Yeni bir alışkanlık bünyemizi yokluyor,
Damara giren bu güç iğne gibi okluyor,
Ateşlerin delisi odayı uyutuyor,
Okuduğu metinler içeriyi kokluyor.
*
Kalsa dilim isimsiz anlamasam ben bizi,
Aradığım lügatler anlatıyor her izi,
O adamlar giderken ağlaşıyor gökyüzü,
Gökyüzünün altında parıldıyor hep dizi.
*
Dünyaların dışından bulunacak heceler,
Alfabenin ardından inşa olur peçeler,
Büyüdüğüm alanlar anlamını yitirdi,
Okunan mekanlarda değişiyor yüceler.
*
Kalemlerin sesinden inciniyor kağıtlar,
Düzenlenen masada ağırlaşmış ağıtlar,
Göründü bak sonunda insanların amacı,
Yazıların altında kıvranıyor bağıtlar.
*
Dünyaların içinde düşünceler pişiyor,
Işıkların altında derin izler üşüyor,
Bilinçlerin kapısı sonuna dek hep temiz,
Kalemlerin üstünden şekilleri deşiyor.
*
İnsanların diline kıvılcımlar doluyor,
Ağaçların altında beyaz adam uluyor,
Okulların içinde büyüdük adım adım,
İsimlerin ardından sonlarını buluyor.
*
Anlamları bularak sergilere gidilsin,
İfadeler kurarak insanlara takılsın,
Boş odalar içinde değişiyor dilimiz.
*
Bir şekilde kırılır metinlerin kapısı,
Bilimlerin ağzında dillenir hep yapısı,
Ağaçların dokusu dolanır bak içinde,
Bütün insanlık için bozuluyor tapısı.
*
Gökyüzüne çıkarak anlamları okuduk,
Derelerin sesinde ilmik ilmik dokuduk,
Oyunların dışında parıldıyor kareler,
İsimleri anarak aranıza sokulduk.
*
İfadeler gücüyle insanları eziyor,
Kitapların başında iplerini çekiyor,
Görünmeyen alanda ışıklar parıldıyor,
Yazıların altından o demiri büküyor.
*
Bütün evler içinde anlaşıldı konular,
Yapıların altında belirlendi kutular,
Gerek yoktur başkaca ifadeye bil inan.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 20.05.2026 22:42:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!